MaviNur.Net - Sevgi & Kardeşlik Portalı İçerikler Kosova

| Ana Sayfa | Forumlar | Dosyalar | İletişim | Destekleyenler | Videolar | Oyunlar | Şiirler | Üye Hesabı |
 MaviNur Menü
 Ana Sayfa
 Mavinur Menü
 Forum
 İslamiyet
 İslam Tarihi
 İslam Ülkeleri
 İslam ve Ahlak
 İslam ve Hümanizm
 Kur'an-ı Kerim
 Kur'an Meali
 Kur'an Tefsiri
 Kur'an Bilgisi
 Kur'an Fihristi
 Sureler'in İniş Sebepleri
 Kur'an'da Kıyamet
 Kur'an ve Bilim
 Kur'an Mucizeleri
 Kur'an'da Reenkarnasyon
 Peygamberimiz
 Hayatı (Siyer-i Nebi)
 Mübarek İsimleri
 Efendimiz Hakkında
 Örnek Ahlakı
 Öğütleri
 Evlilikleri
 Kütüb-i Sitte
 Veda Hutbesi
 Kırk Hadis
 Kutsal Kitaplarda
 Kutlu Önderler
 Allah Dostları
 İslam Alimleri
 Peygamberler Tarihi
 Sahabeler
 Evliyalar
 Reşahat Kitabı
 Osmanlı Sultanları
 İslam & Aile
 Aile, Evlilik ve Cinsellik
 Aile Hayatı
 Ana & Baba Hakkı
 Kadın Hakları
 İslam'da Kadın
 Kadın Giyimi
 Örtünmedeki Hikmetler
 Örtünme Hakkında
 İslam, Kadın, Tesettür
 Kız Çocuk İsimleri
 Erkek Çocuk İsimleri
 Gençlerle İletişim
 24 Saatimiz
 Pratik Bilgiler
 Mezhepler
 Hanefi İlmihaliYeni!
 İmam-ı AzamYeni!
 İmam-ı Azam EserleriYeni!
 İmam-ı ŞafiiYeni!
 İmam-ı MalikYeni!
 İmam-ı AhmedYeni!
 Genel İçerik
 Forum
 Download
 Web Linkleri
 Oyunlar
 Anketler
 En İyi 10
 İstatistikler
 Webmaster Araçları
 Rüya Tabirleri
 Şiir
 Sohbet Kutusu
 Site Haritası
 Arama
 Destekleyenler
 Videolar
 İslami Videolar
 Logo & BannerlerYeni!
 Anket
Web Sitemizi Beğendiniz mi?

Evet, Çok Güzel
İdare Eder
Daha İyi Olabilirdi
Hayır, Beğenmedim



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 195
Yorum: 5
 Arama


 Site Dili
Site Lisanını Seçin


İslam Devletleri
Kosova

NATO ve Kosova

NATO'nun Sirp zulmü karşisindaki genel tutumunu Bosna - Hersek meselesiyle ilgili gelişmeler karşisinda izledigi tavirdan biliyoruz. Bundan dolayi Kosova meselesiyle ilgili olarak zaman zaman, müdahale edebilecegi açiklamalariyla dişa yansitilan göstermelik tavri da bize pek inandirici ve samimi gelmedi. Bundan önce Bosna - Hersek'te de benzer tavirlar sergilenmiş ama Sirplarin zulümlerinin, katliamlarinin önüne geçilmesi için söze gelir bir adim atilmamişti. Yapilan girişimler çogunlukla meselenin insani boyutundan kaynaklanan propaganda yönünün degerlendirilmesinden ibaret kalmişti. Ayni şeyin Kosova için de geçerli oldugunu saniyoruz.

Bugün Kosova'da bir gerilla savaşi yaşaniyor. Bu itibarla NATO, Sirp zulmünün önüne geçme konusunda samimiyse birinci derecede bu topraklarda bagimsizlik ve hak mücadelesi veren Arnavut Müslümanlari silah yönünden desteklemesi gerekir. Çünkü uçaklarla yapilacak saldirilarin etkisi geçici olacaktir. Üstelik hava saldirilarindan sadece Kosova topraklarini işgal altinda tutan Sirplar degil ayni zamanda Müslüman halk da zarar görecektir. Belki hava saldirilarinin silahsiz halk üzerindeki tesiri daha fazla olacaktir. Dolayisiyla Sirp askerlerinin ilerleyişinin ve Kosova'daki masum halka zulmetmelerinin önüne geçilebilmesi için birinci derecede onlara karşi direnen silahli güçlere destek verilmesi gerekmektedir. Üstelik hava saldirilarina yapilacak masraf, söz konusu gerilla güçlerinin desteklenmesinde degerlendirilse çok daha etkin sonuçlar alinmasi mümkündür.

Ikinci derecede Sirp zulmünden dolayi yurtlarini terk etmek zorunda kalan Kosovali mültecilere sahip çikilmasi, onlara yardimda bulunulmasi gerekmektedir. Ancak gördügümüz kadariyla bu mültecilere geregi gibi sahip çikilmamakta, bu insanlar çok zor şartlarda kendi hallerine terk edilmiş bulunmaktadirlar.

Hal böyleyken NATO'nun şimdiye kadar Sirplara yönelik müdahale tehditlerinin hiçbirinin arkasinda durmamasinin ve Sirplara sürekli mühlet vermesinin onlari cesaretlendirdigini saniyoruz. Bu durum başta da söyledigimiz üzere NATO'nun, Bosna - Hersek konusunda oldugu gibi Kosova meselesinde de tam anlamiyla bir oyalama politikasi izledigini gözler önüne seriyor.

Kosova Meselesinin Çözümüyle Ilgili Düşünceler

Kosova Müslümanlari arasinda meselenin çözümüyle ilgili degişik düşünceler var. Fakat Müslüman halkin geneli çözümün ancak Kosova'nin bagimsizliga kavuşmasiyla mümkün olabilecegine inaniyor. Çünkü Sirp zulmü altinda Kosova halkinin hürriyet ve huzura kavuşabilecegini kimse tahmin etmiyor. Arnavutlarin büyük çogunlugu bölgedeki tüm Arnavutlarin tek bir bayrak altinda toplanmasini, bunun için de Arnavutluk'la birleşmeyi istiyor.

Direnişin şekli konusunda da degişik egilimler var. Bazilari fiili mücadeleyi, Sirp zulmünü bütün insanligin gözleri önüne sermek için gereken her yola başvurmayi gerekli görüyor. Rugova'nin liderligindeki Demokrat Parti ise pasif direnişi tercih ediyor.

Sirp yönetimi ise sik sik: "Kosova meselesi Sirbistan sinirlari içinde halledilmeli" diyerek Kosova'nin bagimsizligina asla müsaade etmeyecegini vurgulamaya çalişiyor. Mevcut şartlarda Kosova halkinin bagimsizlik davasini Sirbistan'a kabul ettirmek zor. Bu ancak Kosovali Müslümanlarin fiili mücadelelerine dişaridan destek saglanmasiyla ve Sirbistan'a uluslararasi bir baski yapilmasiyla mümkün olabilir. Mevcut şartlarda ise böyle bir ihtimal yok. Ancak uluslararasi baski en azindan Sirp yönetimini, Kosova halkinin bazi haklarini kabul etmeye zorlayabilir.

Sonuç

Kosova'da Sirp saltanati devam ettigi sürece bu bölgenin tam anlamiyla huzur ve sükuna kavuşmasi mümkün degildir. Çünkü Sirplarin bölgedeki saltanatlari etnik ayrimcilik ve baski politikasi üzerine kurulmuştur. Bölgenin kismen de olsa bir istikrara kavuşabilmesi için en azindan Yeni Yugoslavya yönetiminin buranin özerkligini kabul etmesi zorunludur. Özerk statünün Sirp baskisindan uzak şekilde korunabilmesi için de uluslararasi veya bölgesel bir garantiye ihtiyaç var. Bu ikisi saglandiktan sonra kurulacak özerk yönetimde bölgenin asil sahipleri olan Müslüman halkin dogrudan katiliminin gerçekleşmesi için her türlü diş etkiden ve dayatmadan uzak bir seçim yapilmasi gerekir.

Belki: "Bu nitelikte bir seçime "bagimsiz (!)" Islam ülkelerinde bile firsat verilmiyor, Sirp saltanati altindaki Kosova'da mi firsat verilecek?" denilebilir. Ancak dogrusunu söylemek gerekirse Kosova halkinin yaşadigi drami aynen olmasa bile degişik versiyonlariyla Islam cografyasinin büyük bir bölümünün yaşadigini itiraf etmek zorundayiz. Işte bundan dolayidir ki zaten bu cografyada henüz aranilan hürriyet ortami ve ancak bu ortamda gerçekleşmesi mümkün olan huzur ve sükun saglanabilmiş degildir.

Kosova Islam aleminin kanayan yaralarindan sadece biri. Bu mesele yukarida ifade ettigimiz şekilde bir çözüme kavuşturulsa bile bu yine pansuman yani geçici bir çözüm olacak. Zira Islam alemi bir beden Kosova ise bu bedenin bir organidir. Bedenin tümünü birden etkileyen hastaliklar tedavi edilmeden organlarin münferiden tam anlamiyla sagliga kavuşamayacagi kesindir.

Ama şunu da söyleyelim ki bedenin tümünü birden etkileyen hastaliklarin çözüme kavuşturulamamiş olmasi organlardaki yaralari ihmal etmeyi de gerektirmez. Çünkü beden organlariyla birlikte ancak bütünlük arz eder.

***

Kosova'dan Eskimeyen Notlar

Tarih 30 Mart 1991 Cumartesi. Bir Ramazan günü! Makedonya'nin başkenti Üsküp'ten Kosova'ya dogru yola çikiyoruz. Kosova gerçegini görüntülemek ve Türkiye'ye dönüşte yayinlamak için fotograf makinami da yanima almak istiyorum. Ama arkadaşlarim uyariyorlar: "Sen ne yapiyorsun? Kosova'daki Sirplar senin fotograf makinana el koyarlar. Üstelik senin bir gazeteci ve yazar oldugunu sezerlerse içeriye sokmayabilirler." Pasaportumun meslek bölümüne "Yazar (Writer)" yazdigindan şüphelendikleri zaman pasaporta bakacak olurlarsa bunu hemen anlayacaklar. Derken arkadaşlarin tavsiyesine uyarak fotograf makinasini Üsküp'teki bazi arkadaşlara emanet ediyorum. Küçücük teybimi ise her şeye ragmen çantamin bir kenarina sikiştirip yanima aliyorum. Çünkü Kosova meselesi benim için çok önemli ve oralarda birilerinden birtakim bilgiler almam gerekiyor.

Ögle saatlerinde Kosova'nin başkenti Priştine'ye variyoruz. Priştine'nin ne tarafina dönseniz Islam medeniyetinin kokusunu aliyor, Islam tarihinin izlerini görüyorsunuz. Adim başi camiyle karşilaşiyorsunuz. Ama ne yazik ki Sirplar bu camileri sahipsizlige terk edip, Müslümanlarin sahip çikmalarina da firsat vermediklerinden çogunun tamire ve bakima ihtiyaci var. Kosova'nin bütün köyleri de Islam medeniyetinin izlerini taşiyor. Hemen hemen her köyünde cami var.

Gittigimiz gün ikindi namazini Priştine'nin tam merkezindeki Fatih camisinde kildik. Cami tamamen doldugu gibi birçok kişi de namazi dişarida kilmak zorunda kaldi. Tito zamaninda dine karşi yogun bir savaş verilmiş olmasina ragmen insanlarin akin akin Islami hayata koştuklari hissediliyordu. Fatih Camisi'nin hemen yani başinda Meşihat Dairesi (müftülük) binasi var. Ikindi namazindan sonra oraya geçerek Meşihat Dairesi başkani (müftü) Recep Boya'yla bir süre sohbet ettik.

Daha sonra müftülüge bagli ve şehrin biraz kenar bir semtinde yer alan Alaaddin Medresesi'ne geçtik. Medresede iftardan önce oruçla ilgili bir panel vardi. Panele ilgi gerçekten çok büyüktü. Salon tiklim tiklim dolmuştu. Birçoklari iftar saatinin yaklaştigi o siralardaki oruç yorgunluguna ragmen ayakta paneli takip ettiler. Salon büyük olmasina ragmen paneli ayakta dinleyenlerin sayisi oturanlarin sayisindan daha fazlaydi. Insanlar Tito zamaninda uygulanan din aleyhtarligi dolayisiyla dinlerini yeterince ögrenememiş olmaktan kaynaklanan bir açlik ve susuzluk hissediyorlardi. Öyle ki bu açlik ve susuzluk onlara oruçtan kaynaklanan açlik ve susuzlugu unutturmuştu ve paneli sonuna kadar pür dikkat dinlediler. Fakat burada dikkatimizi çeken bir şey paneli dinlemeye gelenlerin çogunlugunu orta yaşlilarin ve orta yaşin üzerindekilerin oluşturmasiydi. Priştine Islam Meclisi'nin başkani paneli pek duyuramadiklarindan gençlerden gelenlerin az oldugunu söylüyordu. Bizim kanaatimize göre bir diger sebep de gençler arasinda Islami bilinçlenmenin henüz yeni başlamiş olmasiydi. Orta yaşin üzerindekiler Tito zamaninda zincire vurulmuş olan dini duygularini her şeye ragmen muhafaza ettiklerinden Islami bilgilenme imkanlarinin kiymetinin farkindaydilar. Gençler ise bu konuda ileride de imkan ve firsat bulabileceklerini düşünüyor gibiydiler.

Akşam iftari Haci Lütfi adinda bir Müslümanin evinde yaptik. Iftarda Meşihat Dairesi başkani Recep Boya da bulundu. Iftardan sonra misafir oldugumuz bir başka evde üniversiteli gençlerle sohbet ettikten sonra gece geç saatlerde tekrar Üsküp'e döndük.

Sirp zulmü o zaman da gayet belirgin bir şekilde kendini hissettiriyordu. Kendileriyle görüştügümüz kişiler Sirp yönetiminin son zamanlarda 50 - 60 bin civarinda Arnavut'u işten çikardigini söylüyorlardi. Işten çikarilanlar arasinda üniversite hocalari ve doktorlar da vardi. Sirp yönetimi işten çikarilan Arnavutlarin yerine Kosova'ya dişaridan getirtilen Sirplari yerleştiriyordu. Işten çikarilanlardan biri de bizi Kosova ziyaretimiz süresince hiç yalniz birakmayan bir Sosyoloji ögretmeniydi. Bu ögretmen kendisiyle vedalaştigimizda aglamişti. Onun o aglamasinin yüregimde biraktigi iz hflf silinmiş degil.

Polis Müslümanlarin toplantilar, kültürel etkinlikler düzenlemelerine izin vermiyordu. Yukarida sözünü ettigimiz panel ise resmen taninmiş bir kurum olan Meşihat Dairesi'ne bagli Alaaddin Medresesi tarafindan düzenlendiginden izin verilmişti.

Arnavutlar hastanelere gittiklerinde kendileriyle ilgilenilmiyordu. Çok sayida kişi tutuklanmiş ve birçoklarina da işkence yapilmişti. Arnavutça egitim veren okullar daha o zamandan kapatilmişti. Örnegin biz gitmeden önce Tip Fakültesi'nin bir Sirpça bir de Arnavutça egitim veren bölümü varmiş. Arnavutça egitim veren bölümü o siralarda kapatilmiş ve ögrenciler kapiya atilmişti. Arnavutlar nüfusun % 90'a yakinini oluşturduklari halde fakültelere bir Arnavut ögrenciye karşilik bir Sirp ögrenci aliniyordu.

Sirp yönetimi Kosova'da yaşayan Arnavut Müslümanlarla Türk Müslümanlarin arasina fitne sokmak amaciyla Türklerle, Arnavutlara karşi işbirligi yapmaya çalişiyordu. Ancak Islam bilincine sahip Türkler bu oyuna gelmiyorlardi. Bu arada Kosova'daki Türkler arasinda Islami bilinçlenmenin iyi bir düzeyde oldugunu hatirlatmak istiyorum. Örnegin Priştine'de bana Kosova şehirlerinde en iyi Islami bilinçlenmenin Prizren'de oldugu söylenmişti. Prizren ise Türklerin kalabalik oldugu bir şehir.

Burada Islam ve iman kardeşliginin ehemmiyeti gayet bariz bir şekilde karşimiza çikiyor. Eger bu kardeşlik bilinçli bir şekilde degerlendirilirse fitnecilerin oyunlari boşa çikiyor. Aksi takdirde kuru birtakim hesaplar ugruna fitnecilerin saldiri ve zulüm politikalarina alet olunuyor. Türkiye'deki birtakim etnik unsurlari birbirine düşürmek isteyen fitnecilerin oyunlari karşisinda da Islam'in kardeşlik bilincinin çok iyi degerlendirilmesi gerekmektedir.

Dünden Bugüne Ne Degişti?

Bunlar bizim birkaç yil öncesine ait intiba ve tespitlerimiz. Ancak biz oradan döndükten sonra da Kosova'yla irtibatimizi kesmedik. Bildigimiz ve ögrendigimiz kadariyla o günden bugüne degişen belki zulmün dozajinin biraz daha artmasi olmuştur.

Geçtigimiz Ramazan ayinin başindan itibaren de Sirplarin zulüm ve işkencelerini tam anlamiyla bir katliama dönüştürmeleriyle Kosova'da önemli olaylar yaşanmaya başlandi. Son zamanlarda yaşananlar Türkiye'deki basin yayin organlarina yansitildigindan o konuda tafsilatli bilgiler vermeye gerek görmüyorum.

***

Kosova Drami -II

Yugoslavya Federasyonu dagilmadan bir süre öncesine kadar alti cumhuriyetle iki özerk bölgeden oluşuyordu. Cumhuriyetler: Sirbistan, Bosna - Hersek, Slovenya, Hirvatistan, Karadag ve Makedonya; özerk bölgeler ise Voyvodina ile Kosova'ydi. 1989'da Kosova'nin özerk statüsü kaldirilarak tamamen Sirbistan'a ilhak edildi. 1991'de Yugoslavya Federasyonu dagilma sürecine girdi ve Slovenya, Hirvatistan, Makedonya ve Bosna - Hersek bagimsizligini ilan etti. Sirbistan ile Karadag ise Yeni Yugoslavya Federasyonu'nu oluşturdu. Kosova, özerk statüsü kaldirilmiş oldugundan bu kurulan yeni federasyonun sinirlari içinde ve Sirbistan Cumhuriyeti'nin bir parçasi olarak kaldi.

Kosova güneybatidan Arnavutluk, güneyden ve dogudan Makedonya, kuzeyden ve batidan ise Sirbistan ile çevrilidir. Yaklaşik iki milyon nüfusa sahip bir bölgedir. Başkenti Priştina olan bu bölgede yaşayan halkin yaklaşik % 80'i Arnavut, % 10'a yakini Türk'tür. Kalani da çogunlukla bölgeye dişaridan getirilip yerleştirilmiş olan Sirplardan oluşmaktadir. Nüfusunun % 90'a yakini Müslümandir. Ancak bölgede uzun süreden beridir Sirp hegemonyasi hakimdir. Sirplar genelde tüm Müslümanlari özelde Arnavutlari etnik ayrima tabi tutmakta ve onlara sürekli baski uygulamaktadirlar. Başkent Priştina'nin modern ve lüks mahallelerinde Sirplar otururken Arnavut asillilar genellikle altyapi hizmetlerinden mahrum bölgelerde yaşamaya mahkum edilmektedirler. Devlet dairelerindeki hizmetler de genellikle Sirplara peşkeş çekilirken Arnavutlar işsizlige mahkum edilmektedirler.

Ben şahsen 29-30 Mart 1991 tarihlerinde Kosova'yi ziyaret etmiş ve orada yaşanan gerçekleri görme firsati bulmuştum. Döndükten sonra da gerek basin yayin yoluyla, gerekse o bölgeden tanidigim insanlar vasitasiyla bölgedeki gelişmeleri takip etmeye çaliştim. Gelen haberler bizim şahit oldugumuz zulüm ve şiddetin sonralari daha da arttigi yönündeydi. Arnavutça egitim veren okullar kapatildi ve Arnavutlar, Sirpça egitimle egitimsizlik arasinda bir tercih yapmaya zorlandi.

Makedonya'daki Hayir Başagi Dernegi'nin başkani ve çok degerli bir dostumuz olan Ziya Abdiu ile Bosna - Hersek'teki savaşin sonlarina yaklaştigi siralarda yaptigimiz bir görüşme esnasinda Kosova meselesini de sormuştuk ve bize şu cevabi vermişti: "Sirplar Slovenya'nin bagimsizlik isteklerine silahla karşilik verdiler ve burada bir savaş başladi. Slovenya'da savaş bitti hemen arkasindan Hirvatistan'da bir savaş başladi. Hirvatistan'daki savaşin bitmesinin hemen arkasindan da Bosna-Hersek'te savaş başladi. Bosna-Hersek'teki savaşin da önümüzdeki ay içinde bitecegi söyleniyor. Bosna-Hersek'teki savaşin bitmesinin ardindan silahlarini Kosova ve Sancak Müslümanlarina çevirecekleri kesindir. Üstelik onlar Kosova'da işlerinin daha da kolay olacagini düşünüyorlar. Çünkü Bosna-Hersek'te Müslümanlar, Sirplar ve Hirvatlar karişik halde yaşiyorlardi. Dolayisiyla hedef belirlemekte bazen güçlük çekiyorlardi. Kosova'da ise halkin % 90'i Müslüman. Dolayisiyla ne tarafa ateş etseler, nereye bomba atsalar Müslümanlarin hedef olacaklarini düşünüyorlar.

Ayrica BM teşkilatinin "bariş gücü" adi altinda Makedonya'ya 760 asker göndermesi de bu konuda bir sinyaldir. Makedonya'da savaş yokken BM'nin buraya asker göndermesinin başka bir izahi olamaz. Işin asil ilginç tarafi ise bu askerlerin Arnavutluk - Makedonya sinirina yerleştirilmesidir. Şu anda Arnavutluk ile Makedonya arasinda herhangi bir sürtüşme yokken BM tarafindan Arnavutluk - Makedonya sinirina asker yerleştirilmesini nasil izah edebilirsiniz? Bunun tek izahi vardir: BM, Sirplarin Kosova'da savaşi başlatmalari durumunda Arnavutluk - Makedonya sinirini kapatarak Kosova Müslümanlarina yardim etmek isteyen Arnavutluk vatandaşlarinin bu siniri geçmelerini önlemek için hazirlik yapmaktadir.

Ancak Kosova'daki Müslüman kardeşlerimiz öldürülürken biz Makedonya'da öyle oturacak degiliz. Bunun yani sira Kosova halkinin çogunlugu Arnavuttur. Dolayisiyla Arnavutluk hükümeti Sirplarin Kosova'ya saldirmalari durumunda kendisinin bu halka yardim edecegini bildiriyor. Bütün bu sebeplerden dolayi Kosova'da başlatilacak bir savaş bütün bölgeyi saracaktir.

Sirplarin Kosova'da savaş başlatmalari durumunda Arnavutluk bir Pakistan görevi görecektir. Yani Afganistan Müslümanlari açisindan Pakistan'in fonksiyonu ne idiyse Kosova Müslümanlari açisindan da Arnavutluk'un fonksiyonu o olacaktir.

Bunun yani sira birbiri peşinden degişik cephelerde savaşmak zorunda kalan Sirp askerleri de artik moral bakimindan iyice yiprandi. Bu yüzden Kosova cephesinin Sirplari epey zorlayacagina inaniyoruz. Ancak bizi endişeye sokan husus buralarda yaşayan Müslümanlarin silah bakimindan zayif olmalaridir. Müslümanlar gerek maddi imkânlarinin yeterli olmamasi ve gerekse üzerlerinde agir bir baski olmasi sebebiyle silah temin edemiyorlar."

Ziya Abdiu'ya Kosova'nin o günkü durumunu sordugumuzda da şu bilgileri vermişti: "Sirplarin Kosova'daki baski uygulamalari günden güne artiyor. Bu baski dolayisiyla yüzbinlerce genç Kosova'yi terk etmek zorunda kaldi. Kosova'da her gün en az üç kişi polisler tarafindan öldürülüyor. Müslüman gençlerin düzenli bir egitim görmelerine müsaade edilmiyor. Okullari sürekli şekilde kapali tutuluyor. Kisaca Israil'in Filistinli Müslümanlara uyguladiklarinin aynisini Sirplar Kosova'daki Müslümanlara uyguluyorlar."

Istanbul'da gerçekleştirilen Balkan Halklari Konferansi'nda da Kosova meselesiyle ilgili olarak gerçekten önemli ve ciddiye alinmasi gereken bilgiler verilmişti. Büyük bir ilgiyle izledigim bu konferansta Kosova meselesiyle ilgili olarak verilen bazi bilgileri aktarmakta yarar görüyorum.

Makedonya Demokratik Refah Partisi başkan yardimcisi Sami Ibrahimi Kosova konusunda şunlari söylemişti: "Kosova işgal altindadir. Sirplar Kosova'yi bloke ettiler. Kosovalilar en temel ihtiyaçlarini bile zorla elde edebiliyorlar. Onlara hayvan muamelesi yapiliyor. Sirplar Kosova'da bütün insanlara zulümle muamele ediyorlar. Kosova savaşa hazir degil. Biz savaş istemiyoruz. Kosova meselesi barişla çözülmeli. Kosova'nin % 80'i Arnavuttur. Avrupa'nin yaptigi; bir maçin sonucunu vermek gibi ölü sayilarini vermek dişinda bir şey degildir. Sirplara savaş suçlulari yaftasini yapiştirmak yetmez. Onlar Sirplari havaalanlarinda kirmizi halilar üzerinde karşiliyorlar."

Makedonya Reisu'l-Ulemasi da şöyle demişti: "Kosova bugün Sirp işgali altindadir. Avrupa ya bu işgalin son bulmasi için çalişmali ya da sonucun vebalini üstlenmelidir. Müslümanlarin selâm ifadeleri bile onlarin barişçi olduklarinin göstergesidir."

Işte bu zulüm ve resmi terör Kosova'yi adeta bir barut fiçisi haline getirdi. Geçtigimiz ay da bu bölgede insanlik açisindan vahşet manzaralarinin sergilendigi bir katliam gerçekleştirildi.

Bugün Kosova birçok yönden Bosna-Hersek'ten daha zor durumdadir. Çünkü Bosna - Hersek bagimsizligini ilan etmiş bir cumhuriyet oldugundan Yeni Yugoslavya buraya dogrudan askeri müdahalede bulunamiyordu. Sadece oradaki Sirp gerillalara lojistik ve askeri destek veriyordu. Ancak Kosova'yi kendi topragi ve kendi idaresi altinda bir bölge olarak gördügünden istedigi kadar asker ve polis sevk ediyor. Öte taraftan Kosova'yla siniri olan Makedonya'daki mevcut yönetim de Arnavutlarin bölgede bir güç oluşturmalarini istemediginden Kosova Arnavutlarinin bagimsizlik mücadelelerine destek verilmesine müsaade etmeyecektir. Makedonya yönetimi normalde kendi topraklarindaki Arnavutlara da baski yapmakta ve bu konuda Arnavutluk'la arasinda sorunlari bulunmaktadir. Makedonya sadece Sirp zulmü dolayisiyla yurtlarini terk etmek zorunda kalan mülteci durumundaki Arnavutlara insani yardim ulaştirilmasina firsat vermektedir ki bunu da bazi siyasi ve ekonomik çikarlari sebebiyle yapmaktadir. Kosova halkina dogrudan destek verilmesine imkan saglayacak tek sinir ülkesi Arnavutluk'tur ki, bu ülke de bir iç savaştan çikmiş oldugundan bazi dezavantajlari bulunmaktadir. Ayrica Sirplar, Arnavutluk üzerinden insan gücü destegi saglanmasina firsat vermemek için Kosova - Arnavutluk sinirini siki bir denetim altinda tutmaya çalişmaktadir.

Işte bu şartlar karşisinda Kosova davasina kamuoyunun, kitlelerin sahip çikmasi büyük önem arz etmektedir. Kitlelerin sahip çikmasi belki devlet yönetimlerinin meselenin çok fazla dişinda kalmalarini önleyecek bu yolla yapilacak siyasi baskilar da Yugoslavya'yi en azindan bazi şeyleri kabullenmeye zorlayacaktir. Aksi takdirde Kosova'da büyük bir insanlik drami yaşanabilir.

Bu yazi vahdet dergisinden alinmiştir.

 


Bir önceki sayfa (1/2)

Tarih: 27.12.2007 Saat: 17:05
Okundu: 100 kez


Diğer linkler:
AfganistanAfganistan
CezayirCezayir
ÇeçenistanÇeçenistan
EndonezyaEndonezya
EritreEritre
FasFas
FilistinFilistin
IrakIrak
KırımKırım
LübnanLübnan
[ Geriye dön | Ana sayfa | Yukarıya doğru ]

 Üye Özel Menü
Ana Sayfa
Kayıt Ol
Üye Hesabı
Özel Mesajlar
Üye Günlüğü
Messenger
Üye Listesi
Üye Puanları
Dosya Ekle
Link Ekle
Şiir Ekle
Tavsiye Et
İletişim
 Üye Paneli
Sık kullanılanlara Ekle Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap Açılış Sayfası Yap

 
Üye Olun
Kayıp Şifre

 
Üyelik:
Bugün: 1
Dün: 0
Etkinleştirme: 0
Toplam Üye: 312
Son Üye: tunay

En Fazla Bağlı:
Misafir(ler): 297
Üye(ler): 1
Toplam: 298

Şu An Bağlı:
Misafir(ler): 27
Üye(ler): 1
Toplam: 28
 Namaz Vakitleri
 Gazeteler
 Radyo Sır (95.4)




Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarina sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansi altinda dagitilan ücretsiz yazilimdir.
İslami ve Temiz İçerikli Siteler Listesi Teknohost.Net! İslamiyet.Tc---İslami Paylaşım

.: Coolbreeze Theme by Lorkan Themes 2003 :.