|
Çağdaş Hayat ve Kadın (Anne-Babalara ve Gençlere Gerçekler!) - FRANSA'DA ŞİDDETE MARUZ KALAN KADINLARIN SAYISI % 95, - ABD'DE HER YIL 4.000 KADIN DÖVÜLEREK YAŞAMINI YİTİRİYOR,YILDA ORTALAMA 4.000.000 KADIN DA EŞİ TARAFINDAN DÖVÜLÜYOR VE HER 15 DAKİKA'DA BİR KADIN TECAVÜZE UĞRUYOR ...! DETAY İÇİN TIKLAYINIZ " BİR SÜRÜ ÇOCUK SAHİBİ BİR EV HANIMI OLMAYI NE KADAR ÇOK İSTERDİM...NE ÜN , NE PARA , NE GÜZELLİK .SADECE DÜZGÜN BİR HAYAT , ÇOCUKLAR, HER AKŞAM EVE DÖNÜŞ SAATİ BELLİ BİR KOCA..." AFİFE JALE ( İLK TÜRK KADIN TİYATROCU'NUN , PSİKİYATRİST MAZHAR OSMAN'A SÖYLEDİĞİ SON SÖZLERİNDEN ... ÇAĞDAŞ YAŞAM TARZININ YOK ETTİĞİ BİR HAYATTAN SON KESİNTİ...!MAZHAR OSMAN:LİZ BEHMOARAS;REMZİ YAYINLARI ) AFİFE JALE'NİN İLK KADIN TİYATRO'CU DİYE REKLAMI YAPILIP , GENÇLERE ÖZENDİRİLİRKEN UYUŞTURUCU MÜDTELASI ,MUTSUZ , FAKİR VE FAHİŞE OLARAK YALNIZ BAŞINA ÖLDÜĞÜNÜ BİLİYOR MU İDİNİZ ...?(MİLLİYET: CAN DÜNDAR: 13.02.2004).SİSTEM İSE ONU HİÇ KORUMADI...TIPKI AŞAĞIDAKİ OKUYACAĞINIZ BURÇİN VE DİĞERLERİ GİBİ...İŞTE BİZ BUNA KARŞIYIZ !!! BUNU YAZMAMIZIN NEDENI , TESETTUR EMRINI İSLAM'IN KADIN'I CİNSEL META OLARAK GÖRDÜĞÜ İDDİASINDA BULUNAN MİLLİYET GAZETESİ GENEL YAYIN MÜDÜRÜ SAYIN YILMAZ'A GERÇEKLERİ BİR KEZ AHA HATIRLATMAK... ALIN SİZLERE BATIDAN SON HABER :HOMO-LEZBİYEN-METROSEKSUELLİK...BİTTİ , SIRADA "SWİNGER " GRUPLARI ( EVLİ AMA EŞ DEĞİŞTİREN SAPIK TOPLULUKLARI) VAR, ; PARİS,AMSTERDAM,BRÜKSEL,SAN FRANCİSCO,NEW YORK... BAŞ KENTLERİNDEN......MEDENİYETİN GELDİĞİ SON NOKTA !(VATAN GAZETESİ :14.03.2004) ÇAĞDAŞLIK ; FAHİŞELİĞE EVET AMA NAMUSLU HAYATA HAYIR ...! TÜRKİYE'DE ERKEK KADIN NÜFUS ORANI : ERKEK:35.171.000 KADIN:35.362.000 ( POSTA:06.05.2003) ; FAZLA KADIN SAYISI 200.000 CİVARINDA...YANİ ŞERİAT DEVLETİNDE ŞARTLARINI YERİNE GETİRDİKTEN SONRA EN ÇOK 200.000 ERKEK II . BİR EŞ ALABİLECEKTİ... GÜNÜMÜZDE FAHİŞELİK YAPAN, METRES HAYATI YAŞAYAN KADIN SAYISI HEMEN HEMEN 200.000 CİVARINDADIR...PARA KARŞILIĞI, VÜCUDUNU SATAN VEYA EVLİLİK DIŞI İLİŞKİYE ZORLANAN KADINLAR İSLAM DEVLETİNDE II. EŞ OLARAK NAMUSLU VE TEMİZ BİR AİLE HAYATI YAŞAYACAKLARDI... DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ MANKENLİK NEDİR ? BİR GAZETE HABERİ : " MANKEN ÇAĞLA ŞIKEL 3.5 AY ÖNCE GAZİNOCULAR KRALININ OĞLU ... DAN AYRILDI....DİZİSİ BAŞROL OYUNCUSU İLE FLÖRT ETTİ.ŞİMDİDE ... HOLDİNG PATRONUNUN YEĞENİ İLE AŞK YAŞIYOR..." ( POSTA : 12.04.2004).MANKENLERİN TC'NİN KURULUŞ TARİHİ VEYA ATATÜRK'ÜN DOĞUM TARİHİNİ ...VS BİLMEDİKLERİNİ BİLİYOR MU İDİNİZ?PEKİ ONLARI BU ADAR PARA KAZANDIRAN - AMA AZ VERGİ ÖDETTİREN - ÖZELLİKLERİ NE ACABA ...?! BİR KURBANIN ANATOMİSİ BURÇİN BİRCAN : 20 yaşında uyuşturucudan ölen Burçin Bircan, günlüğünün son satırlarında "Yatacak yerim yok, kokuyorum. İyice çirkinleştim. Tanrım bir kurtarıcı gönder" diye yalvarıyor Mezarlıkta cesedi bulunan 20 yaşındaki yüz güzeli Burçin Bircan, tuttuğu günlükte adeta kendisini ölüme götüren süreci anlatmış. Burçin Bircan'ın 20 Ekim 2003'ten yeni yılın ilk gününe kadar yazdığı "Ölüm hikâyesi" şöyle: 20 EKİM: ESKİ BURÇİN GİTTİ "Hangi aydayız, ayın kaçı bilmiyorum. Yıllar sonra pis bir eroinmanım. Kimin yanında yerim olabilir ki? Banu öğrendiğinde evi terk etmemi istemiş. Melike telefonlarıma çıkmıyor. Sokaktayım. Evden kaçalı 5 yıl oldu. Kötü krizler atlatıyorum. Hastayım, saat öğleden sonra 3 suları. 4 - 5 gibi Recep'le (Recep Duman, uyuşturucu satıcısı) buluşacağım. İnşallah beni tedavi edecek. Ailem yıllardır 'Bu senin hayatın, kararını ver' deyip duruyordu. Şimdi 20 yaşındayım. Bana 'Geri gel, Deniz'le evlen, kurtul' diyorlar. Artık çok geç annecim, babacım. Artık o küçük, mutlu, hayatı seven Burçin yok." 25 Ekim: "Arkadaşlarım Beşiktaş'ta ev tutmuş. Ne resimlerimden, ne gönderdiklerimden haber gelmedi. Önder eve kabul eder sanıyordum ama maalesef beni çok beğeniyor. Favorisi olduğumu söylüyor." 4 KASIM: BEŞ PARASIZIM "Yine evim yok. Sokaktayım, yani her gün banyo yapacak bir yer arıyorum. Haftada bir kez yıkanıyorum. Onu da yapabilirsem. Tam eroinman oldum. Yıllardır kurtulmak istiyorum. Ailemi aradım. Ama onlar beni kabul etmediler. Tek istedikleri Deniz'le evlenmem. Eroinmanım, o çocuğu da kirletemem. Bu yüzden ondan uzak duruyorum." "Evim yok. Bir işim de. Param da yok, sevgilim de. Hiçbir şeyim yok. Bütün eşyalarımı, bilgisayarıma kadar sattım. Sadece tablolarım ve giysilerim Burcu'nun deposunda. En samimi arkadaşım, dostum. Banu bile beni istemiyorsa işim bitti demektir. Geçenlerde Taylan aradı ve beni evinin kapısından kovduğuna pişman olduğunu, yanıma gelmek istediğini söyledi. Evim olmadığı için ona gel diyemedim. Cavidan hâlâ pasaportumu vermemekte ısrarlı. Annemi arayıp İzmir'e dönmek istediğimi, orada çalışıp evimizde kalmak istediğimi, sokakta kaldığımı söyledim. Ama babam inatla kabul etmiyor." "Herkes oruç tutuyor, herkes ailesiyle orucunu açıyor. Bazen reklamları izlerken, ailemle sahura kalktığımız günler aklıma geliyor. Boğazıma yumruk tıkıyorlar sanki, lanet olsun. Çıkıyorum şu b..tan yaşantıdan. Üstüm başım leş gibi. Kaç haftadır üstümde aynı kıyafetler var, utanıyorum. Gece kulübe bile gitmiyorum, acayip çirkinleştim, zayıfladım, kendimden nefret ediyorum. Bazen annemi istiyorum. Ona sarılmak, koklamak, dokunmak. Ama yok, kim bilir nerelerdedir? Tanrım bana öyle birini yolla ki, beni kendimden bile çok sevsin, elimi tutsun. Beni bu pislikten çıkarsın." 14 KASIM: HER ŞEYİMİ SATTIM "Bilgisayarım, cep telefonum, param, kameram, her şeyimi eroin almak için sattım. Beni bu pisliğe alıştıran, Nedim (Doğan) pisliği, şimdi benden daha mutlu ve ailesiyle... Kurtulmak ve yeniden mankenliğe başlamak istiyorum. Çok mutsuzum. Sebebi, ben Burçin Bircan'dım. Türkiye birincisi olup sonra Dominik Cumhuriyeti'nde dünya üçüncüsü seçildikten sonra bu iğrenç, beş kuruşluk insanların şiddetine maruz kalmam haksızlık! Bir yere gelmiş olmama rağmen, nasıl oluyor da ben bir b.. yapamıyorum? Tabii her şey o pislik kadın Cavidan Kutlu yüzünden. Ona ömrümün sonuna kadar beddua edeceğim. Allahım, Ramazan gününde diliyorum ki, bir anda her şey tersine dönsün ve inanılmaz bir yükselişe geçeyim." 1 OCAK: SON YAZI... "Balıklı Rum'da geçen 20 günün sonunda Önder beni çıkardı. Dün yeni yıldı, beni Müge'nin evine bıraktı. Beni Balıklı Rum'a yatıran Önder, artık başımın çaresine bakmam gerektiğini söyledi." Bircan, bu yazıdan yedi gün sonra, Kozlu Mezarlığı'nda, kolunda iğne delikleriyle ölü bulundu. 'Nasıl bu hale düştüm?' Kozlu Mezarlığı'nda kolunda iğne delikleriyle ölü bulunan 20 yaşındaki Burçin Bircan'ın günlüğünde, yaşadığı çaresizlik hemen hissediliyor. Ne gidecek yeri ne de parası olan Burçin, bu hale düşmesini de haksızlık olarak nitelendiriyor. Kendisini Nedim Doğan'ın uyuşturucuya alıştırdığını da yazan Burçin, "Her şeyimi sattım. Hep o Nedim pisliği yüzünden" diyor ve onun ailesiyle mutlu olmasına isyan ediyor. Hastanede de günlük tutmuş 'Dünya iyisi bir adam yatırdı beni buraya, çok zengin ama bir o kadar da gönlü cıvıl cıvıl bir insan' diye başlıyor Bircan'ın hastane günlerini anlattığı günlüğü... Balık Rum Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde yılbaşı öncesi yaşadığı anıların arasına uyuşturucuyla ilgili şu çarpıcı satırlar da yer alıyor: "Neler dönüyor burada, eroin getirtenleri mi dersin, hap getirtenleri mi dersin, esrar getirtenleri mi! O kadar yasa varken nasıl becerdiklerini ben bile anlamıyorum. Hemen bir sigara yakıyorum." Yurtdışından bile tedavi için gelenlerin olduğunu aktaran Bircan, gelme nedenini komik bulduklarını ise şöyle anlatıyor: "Kiminin gelme amacı çok komik. Adam buraya gelip kanını temizletip çıktığında daha iyi kafa yaşasın diye gelmiş! Süper ya! Böyle adamlar hâlâ yaşıyor demek ki!" İKİ ÜÇ YIL ÖNCESİNİN YÜZ GÜZELİ, ŞİMDİNİN UYUŞTURUCU MÜBTELASI,PARA KARŞILIĞI VÜCUDUNU SATAN VE BİR GECE MEZARLIK YANINDA CESEDI BULUNAN ÇAĞDAŞ HAYAT(!)'IN KURBANLARINDAN BİRİ:Adli Tıptan gelen ön rapor dehşet verici. Büyük bir olasılıkla Burçin Bircan canlı canlı ölüme terk edilmiş. Yani Kozlu Mezarlığı'na getirilip atıldığında henüz yaşıyormuş genç Burçin. Bunu yumuşak topraktaki sürüklenme izlerinden, giysilerinin arkasındaki sıvanmış çamurdan ve bu sırada yukarı doğru sıyrılan gömleğinden anlıyorlar. Ayrıca kızın tırnaklarını çamura geçirip, çırpındığı ve olduğu yerde debelenerek can verdiği ihtimali de yüksekmiş bu yüzden. Kim bu motosikletli :genç Sızan bilgilere göre Burçin Bircan son haftalarda motosikletli ve uzun saçlı bir gençle birlikteydi. Bu genç, Bircan'a hem uyuşturucu hem de madde temin etmek için gereken parayı bulacağı seks partnerleri sağlıyor ve komisyon alıyordu. Bazı görgü tanıkları ölüm olayının olduğu gün Burçin'i bu gençle birlikte gördüklerini belirtti.Çöpsakal Nedim : Yine edinilen bilgiler arasında Burçin Bircan ve şu an cezaevinde olan sevgilisi Orhan Aras'ın içinde bulunduğu kadronun lideri olarak Çöpsakal Nedim adlı bir başka gencin daha arandığı anlaşıldı. Dudaklarının altında üçgen şeklinde küçük bir sakal parçası olduğu için Çöpsakal Nedim olarak çağrılan bu gencin eski bir sabıkalı olduğu, 2 yıl önce üzerinde çok sayıda ecstacy hapı yakalattığı, 8 ay cezaevinde kaldığı anlaşıldı. Cinayet masası ve narkotik dedektiflerinin 2 gündür her yanda baskınlar yaparak aradıkları Çöpsakal Nedim'in memleketi olan Mersin'e kaçtığı belirlendi. Burçin Bircan'ın yarışma kazandıktan sonra verilmesi gereken ödüllerini vermeyip, üzerine yatmakla suçladığı bir organizatör. Burçin'in son röportajlarında "Benim bu hale gelmemin sebebidir" demesini ihbar kabul eden emniyet birimleri savcılığın da bilgisi dahilinde Cavidan Akyol'u şubeye davet edip uzun uzun sorguladılar. Bu arada Burçin'in uzun süre Akyol'un asistanı olan yine uzun saçlı, sırtı boydan boya dövmeli bir gençle de ilişkisi olduğu, ortak arkadaşları olan bir transseksüelle hep birlikte bazı paralı seks alemlerine katıldıkları öğrenildi. Talihsiz bir kadın : Bu arada Cavidan Akyol'un eşi Süha Kutlu'nun da yıllar önce yine bir uyuşturucu aleminde aşırı dozdan öldüğü, yanındaki iki kız kardeşten Esrahan'ın ise halen AMATEM'de (Alkol Ve Madde Bağımlıları Tedavi Merkezi) yattığı anlaşıldı. Süha Kutlu Ahu Tuba'nın da ilk eşi olarak ünlenmiş bir playboydu. Ta o zamanlarda bile narkotik polisinin şüpheliler listesinde olan Kutlu birkaç kez gözaltına alınıp, delil yetersizliğinden serbest bırakılmıştı...! ŞÖHRET DÜNYASININ (...) İÇ YÜZÜNÜ ÇOK İYİ BİLEN AYKUT IŞIKLAR'DAN Para ve şöhret meraklısı kızlar!.. Bu örnekleri mutlaka öğrenin Ben birisi veya bir konu hakkında iddialı konuşuyorsam mutlaka bunun altında; uzun yıllarda yaşanmış birçok olay hatta kendi yanlışlarımdan oluşan bir zincir vardır. Kısacası buna tecrübe diyoruz. Laf olsun diye yazı yazmam, konuşmam... Yazılarıma yıllardır tiryaki olanlar hemen hatırlar. Her zaman genç şarkıcı veya artist adayı kızlara 'Aman sakın evli bir sevgilinin sözlerine ve hareketlerine güvenmeyin. Belki kısa zamanda bazı somut şeylerin sahibi olabilirsiniz. Ama bunların bedelini ilerde fazlasıyla sizden alır erkek milleti. Hele pili iyice bittiği zamanlar... Bırakın başarı geç olsun ama sizin olsun' diye kaç kez yazdım. Ve kimsenin yazmaya cesaret edemeyeceği örnekleri gösterdim. Türkan Şoray, kendinden 30 yaş büyük evli barklı bir adama 26 yılını verdi. Peki sonra yani kendisi yaşlanınca ne oldu? Yıllarca 'evim' dediği mekanı mahkeme kararı ile satın aldı. Bu parayı temin etmek için de TV dizilerinde Haluk Bilginer'e yardımcı oyunculuk yapıyor. Yapımcı-yönetmen Memduh Ün'e hayatını adayan Fatma Girik'in para-pul derdi yok. Ama o kocaman boş evin duvarları bazen üzerine doğru gelmiyor mu? Torunları koşuşsa, evde her zaman yaşam sesleri olsa daha iyi olmaz mıydı? Şimdi kime, neyi konuşuyordur. Çok merak ediyorum, evine misafir geliyor mu? Pakize Suda, İzmir'den geldiği ve çok güzel olduğu günlerde, şayet Beyaz Kelebekler grubunun davulcusu Turgut Akyüz'e âşık olmasa idi... Şimdi belki çok zengin bir şarkıcı olup, Marmaris'te ada sahibi olabilirdi. Veya çocukluk arkadaşı Sezen Aksu gibi yüzlerce bestesi olan bir müzisyen... Rahmetli Turgut da evli idi. Sonuçta Pakize'nin gençliği uçup gitti. Perihan Savaş, İbrahim Tatlıses ile geçen yıllarını anımsayınca acaba ne düşünüyor? 'İyi ki yaşadım, çok mutlu günler' mi diyor yoksa, keşke o zaman sadece işime baksaydım da bir kenara para koysaydım. Bak şimdi böyle TV'lere koşturmazdım' mı diyor. Muazzez Ersoy'u bu alemde bir yere getiren 14 yıllık büyük aşkı Metin Güneş, şimdi mutlu yuvasında yaşıyor. Çocuklarını gezdiriyor. Belki de Ersoy'un afişlerini duvarlarda görünce 'heyecanlı bir macera' diye sadece gülüyor. Hayat kavgası devam eden Ersoy ise sanki yeni şarkıcı gibi, kendini tekrar halka kabul ettirmeye çalışıyor. Çünkü bu mantık olmazsa, ardından gelen gençler üzerine basıp geçerler. Özel yaşamında mutlu mu, bilmiyorum. Bu yaştan sonra olsa ne olur ki... Emel Sayın hayatının en verimli ve olgun olması gereken günlerinde bir hukuk profesörüne âşık oldu. Adam evli idi ve müthiş bir eşi vardı. Zirvedeki bir sanatçı olmasına rağmen inanılmaz hakaretler işitti, kötü günler-geceler geçirdi. Günah değil mi o geçen zamana?.. Gülben Ergen 17 yaşında bir tavernacının çevresinden faydalanmak istedi, yatağına girdi... Görüyorsunuz tam 10 yıl sonra bunun bedelini ödüyor. O günlerde kim bilir ne planları vardı? İlyas Atak adındaki tavernacının kaşına gözüne âşık olduğunu sanmıyorum. Siz? Dün gazetelerde bir haber vardı. Genç solistlerden Esra Özmen'in müzisyen sevgilisi meçhul kişiler tarafından vurulmuş. Esra bunun eski sevgilisi tarafından yapıldığını iddia ediyor. Eski sevgili de Selçuk Çobanoğlu adındaki evli bir iş adamı. Esra'dan da en az 20 yaş büyük. Yıllarca aynı evi paylaştılar. Adam maddi manevi yardımlar yaparak Esra'yı bu duruma getirdi. Şimdi tabancalar, kurşunlar konuşuyor. Böyle olacağını tam bir yıl önce açıkça yazmıştım. Bir başka örnek... Hani Emel Sayın ile Mehmet Ali Erbil'in başrol oynadığı 'Aşkım Aşkım' TV dizisinde bir güzel garson vardı. Aptal sarışın rolündeki garson. Mutlaka tanıyorsunuz, ismi Yeliz Yeşilmen... Aslında yetenekli bir oyuncu... Ama çok sabırsız. Ve kendini o kadar çok akıllı sanıyor ki... Aynen Gülben Ergen gibi... Bu aleme İbrahim Tatlıses tarafından sokuldu. Nedense Tatlıses ondan nefret eder. Gazetelere yansıyan son evli sevgilisinin eşine göre... 'İlk olarak Yunus Bülbül'ün yuvasını yıktı. Daha sonra Ceyhun Başaran adındaki işletmecinin... Şimdi de Ali Uğur Akbaş adındaki iş adamı ile birlikte imiş. Her an her şey olabilirmiş.' Şimdi size soruyorum. Star sanatçı olacağım diye, küçücük yaşında hayatından en az 3 evli (hepsi de babası yaşında) erkek geçen bir genç kız... Sizin gözünüzde ne kadar saygın olabilir? O kızı günün birinde hangi aklı başında, mert bir delikanlı sever? Ve evlenip çocuk sahibi olmayı ister? Hadi buldu diyelim. Çocuklarından da utanmaz mı insan?.. Genç kızlar, ne olur küçük kızlara meraklı adamların tatlı sözlerine inanmayın. Bu işlerin sonu mutlaka hüsran oluyor. ...... ve ismi şu dakika aklıma gelmeyen benim için özel ve çok güzel şarkıcı kardeşlerim...Size sesleniyorum. Neyinize güvenip de şarkıcı olmaya kalkışıyorsunuz? Başka işiniz yok mu sizin? Hele bazılarınız adam gibi adam bulup evlenmiş... Anne olan bile var aranızda...'Gazetecilere ve TV'cilere arkadaşlarınız hakkında dedikodu ver' desek kaçarsınız. Zaten siz gazetecilere yalakalık yapmasını da bilmezsiniz. İspiyon, iftira yok sizde...TV müdürlerine veya dizi yapımcılarına gidip 'Abi beni meşhur etsene' demezsiniz. Gazetelerin pazar ilavelerine kapak olmayı da beceremezsiniz. Adına 'prodüksiyon' denilen işi (rüşvetin kibarcası) yapan aracıları da tanımazsınız. Zaten onları tanısanız iş kolay. 3 bin dolara bile kapak kızı olunuyor. Ayrıca bu işi üstlenecek pek çok çapkın ay pardon sponsor firma da var. Hadi parayı bulup, adresine ulaştırdınız diyelim..., .....bugünlerde TV reklamlarında çocuklara ninni söyleyen ahlak abidesi Nilüfer'in... Hem nişanlısını, hem de eşini başka erkeklerle aldatırken yakalandığını bilmiyorsak, Pınar Altuğ'a kızmaya hakkımız yok. Genç kuşak bilmez. Nilüfer'in maceralarını piyanist nişanlısı Rıza Silahlıpoda ve yapımcı eşi Yeşil Giresunlu'ya sorabilirsiniz. Pınar Altuğ, bence Nilüfer'e göre rahibe gibidir.Sahnelerin diğer idolleri Ajda Pekkan. Sezen Aksu, Muazzez Abacı ile Gönül Yazar'ın özel yaşamlarını ne kadar biliyorsunuz? Kaç kez evlendiler, hayatlarına hangi erkekler girdi?Tam olarak doğruları bilmiyorsanız, Muazzez Ersoy, Ebru Gündeş, Sibel Can, Gülben Ergen, Sibel Turnagöl'ün özel yaşamını hiç karıştırmayın. Çünkü insafsızlık olur. Ablalarının yanında çırak kalırlar. Eskiler zamanında TV yoktu, gerçekleri yazacak gazeteci yoktu. Yazanlara da hastane odasında 'geçmiş olsun. Gazetecilik hali, her gazetecinin başına gelebilir' dendi.Türk sinemasının en saygın sanatçısı, yani 'Kraliçesi', 'Sultanı' kabul edilen Türkan Şoray Hanımefendi, 26 yıl evli bir erkekle aynı evi paylaşmışsa... Sinemanın 'erkek Fato'su Fatma Girik, 40 yıldır Memduh Ün ile nikâhsız yaşıyor. ....Sınav röportajlara başlar. Ünlü mankenlere, ilkokul mezunu olan herkesin bildiği veya bilmesi gereken genel kültür soruları sorarak, ne kadar cahil ve kültürsüz olduklarını halka göstermeye çalışırlar...Örneğin Atatürk'ün ne zaman doğduğunu, öldüğünü bilmeyen o ünlü mankenlerimizi hep bu sayede öğrendik.Yanılmıyorsam en son 'Cumhuriyet'in kaçıncı yıl dönümünü kutlayacağız? sorusuna yanıt aranmıştı. 30 kişi bir türlü doğru yanıtı bulamamıştı. 'Ben Almanya'da büyüdüm. Bu yüzden bilmiyorum' diyen mankeni siz de ibretle izlemişsinizdir. Bir tanesi de pat diye '10. yıl' dedi. Hemen bir yakın arkadaşı araya girdi 'Olur mu kızım. Onuncu Yıl Marşı'nı ben Kenan Doğulu'dan en az 5 yıldır dinliyorum. Kenan 5 yıl önce bu besteyi yapsa, demek ki Cumhuriyet en az 15 yıl önce kurulmuş ' dedi....Atv'de sabahları 'Hayat Bu', Kanal D'de 'İşte Hayat'... Star TV'de bir benzeri...Hepsinde konuşan, ağlayan ve yüzlerine bazen maske takan kadınlar. Onların kocaları, delikanlı sevgilileri...Artık 25 santimlik mini eteği ile karşımıza çıkan, saçma sapan konuşmalar yapan şarkıcı hanımları söylemiyorum. Bunların bazıları 15 yaşında erkek çocuk annesi...Akşamları ise başka bir alem... Elinizdeki uzaktan kumanda aletinin hangi düğmesine bassanız, karşınızda kocasına nasıl çiş yaptırdığını anlatan Hülya Avşar, eski sevgilisinin kendisi için yaptığı beste ile dalga geçen her yeri ortada bir kadın, porno kaseti firari iş adamının kasasında bulunan bir şarkıcı, resmen vücudunu satarak hayatını kazanan pek çok şarkıcı, artist ve manken... Böyle yüzlerce örnek sayabilirim.Bunlar mı Atatürk Devrimleri'ni savunan, çağdaş Türk kadınları? diye soruyor kendi kendine?... Kendini çağdaş sanan, aslında kara cahil olduğunu bile bilmeyen insanlar eğitilmediği, kontrol altına alınmadığı sürece...Kimse Anadolu veya büyük kent varoşlarında oturan kadınların türbanına karışmasın. Zaten 80 yıl karıştılar da ne oldu? aisiklar@tercumangazete.com SON SÖZ ; BASINDA, MEDYADA KIZIMIZI BAŞI KAPALI MI GÖRMEK İSTERİZ YOKSA GÖZLERİ BANTLA (...?) KAPALI MI ...!? Tarih: 11.01.2008 Saat: 16:38 Okundu: 192 kez
Diğer linkler:
|