MaviNur.Net - Sevgi & Kardeşlik Portalı

| Ana Sayfa | Forumlar | Dosyalar | İletişim | Destekleyenler | Videolar | Oyunlar | Şiirler | Üye Hesabı |
MaviNur.Net - Sevgi & Kardeşlik Portalı: Forum

MaviNur.Net :: Başlık Görüntüleniyor - Allah'a Ortak Koşmak Üzerine Ayetler
Forum Index
Hoşgeldiniz ( Giriş )

Profil | SSS | Arama | Üye Listesi | Kullanıcı Grupları
Allah'a Ortak Koşmak Üzerine Ayetler

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    MaviNur.Net Forum Ana Sayfası -> Tefsir & Meal
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
rumey-sa
Usta Üye


Kayıt: Dec 25, 2007
Mesajlar: 234
Nerden: istanbul

MesajTarih: Sal May 13, 2008 5:32 am    Mesaj konusu: Allah'a Ortak Koşmak Üzerine Ayetler Alıntıyla Cevap Ver



Bakara
(Medenî 87)

21. EY İNSANLAR! Sizi ve sizden önce yaşamış olanları yaratan Rabbinize kulluk edin ki O'na karşı sorumluluğunuzun bilincine varasınız.

22. O ki, yeryüzünü size bir dinlenme yeri, gökyüzünü bir çardak yapmış, gökten su indirmiş ve onunla size rızık olarak meyveler çıkarmıştır: o halde [Bir ve Tek İlah olduğunu] bile bile Allah'a ortaklar koşmayın.

23. Eğer kulumuz [Muhammed]'e katımızdan safha safha indirdiğimiz vahyin bir kısmından şüphe ediyorsanız o zaman aynı değerde bir sure getirin (de görelim) ve -eğer dediğiniz doğruysa- Allah'tan başkalarını da size şahitlik etmeleri için çağırın.

24. Eğer bunu yapamıyorsanız -ki kesinlikle yapamayacaksınız- o zaman yakıtı insanlar ve taşlar olan, hakikati inkar edenler için hazırlanmış ateşi bekleyin!

25. Ama imana ermiş olup doğru ve yararlı işler yapanlara, içlerinden ırmaklar akan hasbahçelerin kendilerine ait olacağını müjdele! Onlara ne zaman rızık olarak oradan bazı ürünler bahşedilse, “Bunlar, bize daha önce bahşedilenlerin aynısıymış” diyecekler. Çünkü onlara o [geçmişte tadılanlar]ı hatırlatacak şeyler verilecek. Onlar, orada tertemiz eşler bulacaklar ve orayı mesken edinecekler.

26. Bakın, Allah, bir sivrisineği [hatta] ondan daha küçük bir şeyi örnek getirmekten kaçınmaz. İmana ermiş olanlara gelince, onun Rablerinden gelen bir hakikat olduğunu bilirler. Hakikati inkara şartlanmış olanlar ise, “Bu örnek ile Allah ne demek istiyor acaba?” derler. Bu yolla Allah, bir çoğunu saptırırken bir çoğunu da doğruya yöneltir, fakat fasıklardan başkasını saptırmaz,

27. onlar ki, [fıtratlarına] yerleştirildikten sonra Allah'a karşı taahhütlerini bozarlar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi koparıp ayırırlar ve yeryüzünü fesada verirler: İşte bunlardır hüsrana uğrayanlar.

28. Cansız iken size hayat veren ve sizi ölüme götüren, sonra tekrar hayata kavuşturan ve (sonunda) Kendisine döndürüleceğiniz Allah'ı nasıl inkar edersiniz?

29. Ve dünya üzerinde ne varsa sizin için yaratan, plan ve tasarımını göklere uygulayıp onları yedi gök şeklinde düzenleyen O'dur; ve yalnızca O'dur her şeyin tam bilgisine sahip olan.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
rumey-sa
Usta Üye


Kayıt: Dec 25, 2007
Mesajlar: 234
Nerden: istanbul

MesajTarih: Sal May 13, 2008 5:34 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver



Âl-i İmrân
(Medenî 89)

58. BU BİLDİRDİKLERİMİZ, sana ilettiğimiz mesajlardan ve hikmet yüklü haberlerdendir.

59. Allah katında İsa'nın durumu Âdem'in durumu gibidir, ki Allah onu topraktan yarattı ve sonra “Ol!” dedi; işte (insanoğlu böylece) oluverir.

60. [Bu], Rabbinden bir hakikat[tir]; öyleyse, şüphecilerden olma!

61. Sana gelen asıl bilgiden sonra, kim seninle bu [hakikat] hakkında tartışırsa de ki: “Gelin! Oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, bizim yandaşlarımızı ve sizin yandaşlarınızı çağıralım; sonra [birlikte] tevazu içinde ve gönülden yalvaralım ve Allah'ın lânetinin [aramızdan] yalan söyleyenlerin üzerine olmasını dileyelim.”

62. İşte işin hakikati budur ve Allah'tan başka bir ilah yoktur; şüphe yok ki Allah -yalnızca O- kudret ve gerçek hikmet sahibidir.

63. Ve eğer [bu hakikatten] yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah ifsad edicilerden tamamiyle haberdardır.

64. De ki: “Ey geçmiş vahyin izleyicileri! Sizinle bizim aramızdaki şu ortak ilkeye gelin: Allah'tan başka kimseye kulluk etmeyeceğiz, O'ndan başka hiçbir şeye ilahlık yakıştırmayacağız ve Allah ile birlikte insanları rab edinmeyeceğiz.” Ve eğer yüz çevirirlerse de ki: “Şahit olun ki biz kendimizi O'na teslim etmişiz!”

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
rumey-sa
Usta Üye


Kayıt: Dec 25, 2007
Mesajlar: 234
Nerden: istanbul

MesajTarih: Sal May 13, 2008 5:35 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver



Nisâ
(Medenî 92)

48: ŞÜPHESİZ Allah, dilediği kimselerin daha hafif günahlarını bağışladığı halde, Kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz: zira Allah'a ortak koşanlar, gerçekten korkunç bir günah işlemiş olurlar.(Kur’an'da Allah'ın aşkın birliğinin ve benzersizliğinin sürekli vurgulanması, insanın öteki etkilere ve güçlere bağımlılık duygusundan kurtarılmasını ve böylece onun ruhen yüceltilmesini ve bir sonraki ayette işaret edilen “arınma”ya imkan verilmesini amaçlar. Bu amaç şirk (“Allah'tan başkasına ilahî vasıflar izafe etme”) günahı ile etkisiz kılındığından Kur’an, onda inat edildiği sürece, yani, günahkar tevbe edinceye kadar ve etmediği sürece onu “bağışlanmaz (bir günah)” olarak tanımlar (karş. bu surenin 17 ve 18. ayetleri= 17. Doğrusu, Allah'ın tevbeleri kabul etmesi, ancak bilmeyerek kötülük işleyen ve sonra, zaman geçirmeden tevbe edenlere mahsustur. Allah onlara rahmetiyle tekrar yönelecektir, zira Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir. 18. Oysa ne ölüm anına kadar kötülük işleyip duran, ama o an gelip çattığında “Şimdi tevbe ediyorum!” diyenlerin tevbesi kabul edilecektir, ne de hakikat inkarcısı olarak ölenlerin; Biz, işte böylelerine şiddetli bir azap hazırlamışızdır.).

49. Kendilerini tertemiz sayanların (Yani, kendilerini “Allah'ın seçkin halkı” olarak gören ve bu nedenle peşinen (a priori) Allah'ın rahmetini hak etmiş sayan Yahudilerin ve Hz. İsa'nın kendisini insanoğlunun günahlarından dolayı “onlar adına feda ettiği”ne inanan Hristiyanların. Burada, aynı zamanda bu tesbit ile bundan önceki ayette şirke yapılan atıf arasında bariz bir ilişki vardır. Çünkü Yahudiler ve Hristiyanlar, aslında Allah'tan başka hiçbir gücün varlığına inanmazlarken belli bazı insanlara çeşitli derecelerde ilahî veya yarı-ilahî vasıflar izafe ederler: Hristiyanlar, Hz. İsa'yı Allah'ın insan şeklindeki bir tezahürü konumuna yücelterek ve bir azîzler hiyerarşisine açıktan açığa tapınarak; Yahudiler ise, yaptıkları hukukî (fıkhî) yorumların kutsal metinlerin buyruklarından daha üstün olduğuna inandıkları büyük Talmud bilginlerine kanun-koyma gücü izafe etmek suretiyle (karş. bu konuda 9:31). Elbette bu kınama, aynı zamanda, kutsal addedilen şahsiyetlere tapınma günahını işleyen ve yalnızca Allah'a gösterilmesi gereken saygı ve bağlılığı onlara gösteren Müslümanlar için de geçerlidir. Sonuç olarak, “kendilerini temiz sayanlar” ibaresi, bu bağlamda, kendilerini tek Allah'a inanıyor sayan (çünkü, birden çok tanrıya bilinçli olarak tapınmayan), ama yine de terimin en derunî anlamıyla şirk günahına saplanmış bulunan herkesi kapsar. )
farkında değil misin? Hayır, aksine Allah dilediğini temize çıkarır ve kimseye kıl kadar haksızlık yapılmaz.

50. Bakın, kendi uydurduklarını nasıl da Allah'a isnad ediyorlar? Bundan daha açık bir günah olamaz.

51. Kendilerine ilahî kelâmdan bir pay verildiği halde [şimdi] asılsız muammalara ve şeytanî güçlere inananların (“Şeytanî güçler” (tâğût) ibaresi ise, burada, tümü Kur’an tarafından lânetlenmiş olan asılsız ve anlamsız inançlara ve uygulamalara -müneccimlik, kehanet, “iyilik” ve “kötülük” habercilerine güvenmek gibi- işaret ediyor olabilir. )ve hakikati inkara şartlanmış olanların, müminlerden daha doğru yolda olduklarını iddia edenleri görmüyor musun?

52. Allah'ın lânetledikleri işte bunlardır: ve Allah'ın lânetine uğrayan kişi de kendisine yardım edecek kimse bulamaz.

53. Yoksa onlar [Allah'ın] hükümranlığına ortak mıdırlar? Ama [eğer öyle olsaydı], onlar başkasına bir hurma çekirdeği[ni dolduracak] kadar bile bir şey vermezlerdi!

54. Yoksa onlar, Allah'ın zenginlik ve cömertliğinden başkalarına bahşettiği nimetler dolayısıyla onları kıskanıyorlar mı? Oysa Biz İbrahim ailesine vahiy ve hikmet bahşetmiş ve onlara güçlü bir hükümranlık vermiştik.

55. Aralarında o'na [gerçekten] inananlar da vardı, o'ndan yüz çevirenler de… Ve hiçbir şey cehennem [ateşi] kadar yakıcı olamaz!

56. Mesajlarımızın doğruluğunu inkara şartlanmış olanları zamanı geldiğinde ateşe mahkum edeceğiz; [ve] derileri her yanıp döküldüğünde onları yeni derilerle değiştireceğiz ki azabı [tam olarak] tadabilsinler. Şüphe yok ki Allah kudret ve hikmet sahibidir.

57. Buna mukabil, iman edip doğru ve yararlı işlerde bulunanları içlerinden ırmaklar akan hasbahçelere koyacağız, orada sonsuza kadar kalacaklar; ve orada tertemiz eşlere sahip olacaklar; (böylece) onları sonsuz mutluluğa eriştireceğiz.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    MaviNur.Net Forum Ana Sayfası -> Tefsir & Meal Tüm zamanlar GMT +10 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız






Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarina sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansi altinda dagitilan ücretsiz yazilimdir.
İslami ve Temiz İçerikli Siteler Listesi Teknohost.Net! İslamiyet.Tc---İslami Paylaşım

.: Coolbreeze Theme by Lorkan Themes 2003 :.