MaviNur.Net - Sevgi & Kardeşlik Portalı - Ashab-ı Güzin Efendilerimiz ( r.a.)

| Ana Sayfa | Forumlar | Dosyalar | İletişim | Destekleyenler | Videolar | Oyunlar | Şiirler | Üye Hesabı |
 MaviNur Menü
 Ana Sayfa
 Mavinur Menü
 Forum
 İslamiyet
 İslam Tarihi
 İslam Ülkeleri
 İslam ve Ahlak
 İslam ve Hümanizm
 Kur'an-ı Kerim
 Kur'an Meali
 Kur'an Tefsiri
 Kur'an Bilgisi
 Kur'an Fihristi
 Sureler'in İniş Sebepleri
 Kur'an'da Kıyamet
 Kur'an ve Bilim
 Kur'an Mucizeleri
 Kur'an'da Reenkarnasyon
 Peygamberimiz
 Hayatı (Siyer-i Nebi)
 Mübarek İsimleri
 Efendimiz Hakkında
 Örnek Ahlakı
 Öğütleri
 Evlilikleri
 Kütüb-i Sitte
 Veda Hutbesi
 Kırk Hadis
 Kutsal Kitaplarda
 Kutlu Önderler
 Allah Dostları
 İslam Alimleri
 Peygamberler Tarihi
 Sahabeler
 Evliyalar
 Reşahat Kitabı
 Osmanlı Sultanları
 İslam & Aile
 Aile, Evlilik ve Cinsellik
 Aile Hayatı
 Ana & Baba Hakkı
 Kadın Hakları
 İslam'da Kadın
 Kadın Giyimi
 Örtünmedeki Hikmetler
 Örtünme Hakkında
 İslam, Kadın, Tesettür
 Kız Çocuk İsimleri
 Erkek Çocuk İsimleri
 Gençlerle İletişim
 24 Saatimiz
 Pratik Bilgiler
 Mezhepler
 Hanefi İlmihaliYeni!
 İmam-ı AzamYeni!
 İmam-ı Azam EserleriYeni!
 İmam-ı ŞafiiYeni!
 İmam-ı MalikYeni!
 İmam-ı AhmedYeni!
 Genel İçerik
 Forum
 Download
 Web Linkleri
 Oyunlar
 Anketler
 En İyi 10
 İstatistikler
 Webmaster Araçları
 Rüya Tabirleri
 Şiir
 Sohbet Kutusu
 Site Haritası
 Arama
 Destekleyenler
 Videolar
 İslami Videolar
 Logo & BannerlerYeni!
 Anket
Web Sitemizi Beğendiniz mi?

Evet, Çok Güzel
İdare Eder
Daha İyi Olabilirdi
Hayır, Beğenmedim



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 225
Yorum: 6
 Arama


 Site Dili
Site Lisanını Seçin

FÂTİMA BİNTİ ESED


Hz. Ali’nin annesi:
FÂTIMA BİNTİ ESED



Fâtima binti Esed, İslâmın başlangıcında Müslüman olmuştur. Resulullah efendimiz, İslâmiyeti, önceleri açıktan açığa bildirmedi. Üç yıl bir gizlilik devresi geçti. Tedrici, yani yavaş yavaş bir yol takip ediliyordu.
Ahiret ile korkut!

Üç sene sonra, nihayet İslâmiyeti açıktan bildirme zamanı gelmişti. Nereden ve kimden başlanacağı Resul-i ekreme vahiy ile bildirildi. Allahü teâlâ Suara suresinin 214. ayet-i kerimesinde mealen şöyle buyurmaktadır:

(Ey Resulüm, sen, önce en yakın akraba ve hısımlarını Allahın dinine davet ederek, ahiret azabı ile korkut!)

Resulullah efendimiz, akrabalarını bir araya topladıktan sonra, onlara şu konuşmayı yaptı:

- Hamd ancak Allahü teâlâya mahsustur. O’na hamdederim. Ancak O’ndan yardım isterim. Yalnız O’na inanır, O’na güvenirim. Ben gözümle görmüş gibi bilir ve size de şunu bildiririm ki; Allahü teâlâdan başka ilâh yoktur. O birdir, eşi ve ortağı yoktur. Sizi O’ndan başka ilah olmayan, Allahü teâlâya iman etmeye davet ediyorum.

Ben O’nun bütün insanlara gönderdiği, son Peygamberiyim. Vallahi siz, uykuya daldığınız gibi öleceksiniz. Uykudan uyandığınız gibi de diriltilecek ve bütün yaptıklarınızdan hesaba çekileceksiniz.

İyiliklerinizin karşılığında iyilik, kötülüklerinizin karşılığında ceza göreceksiniz. Bu da ya devamlı Cennette veya devamlı Cehennemde kalmaktır. İnsanları ahiret azabıyla korkuttuğum ilk kimseler, sizlersiniz.

Ey Abdülmuttaliboğulları! Ben size çok üstün ve kıymetli, dünya ve âhiretiniz için faydalı şeyler getirdim. Araplar içerisinde kavmine bundan daha hayırlısını getiren bir kimse bilmiyorum.

Ben sizi, dile kolay, hafif ve mizanda ağır gelecek iki kelimeye davet ediyorum. O da, “Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulüh” [Allahü teâlâdan başka ilâh olmadığına ve Muhammedin O’nun kulu ve Resulü olduğuna şehadet ederim] demenizdir.

Kim yardımcım olur?

Resulullah efendimiz akrabalarına bu konuşmaları yapınca, birçoğu Müslüman oldu. Hz. Fâtıma binti Esed de bunlar arasında idi. Kendisinden önce veya daha sonra olmak üzere, Zevci Ebû Talib’in dışında, bütün çocukları da İslâmı kabul ettiler. Hatta Resûl-i Ekrem efendimiz, yakın akrabalarına konuşmalar yapıp, “O hâlde, hanginiz bu yolda bana tâbi olup, vezirim ve yardımcım olur?” buyurunca, henüz, 12-13 yaşlarında bulunan Hz. Ali hemen ayağa kalkmış, Resul-i Ekrem de ona, "Sen otur" buyurmuştu.

Resulullah efendimiz, bu suallerini üç defa tekrar etmişler, üçünde de hemen cevap Hz. Ali’den gelmişti. Hz. Ali bu suallere söyle cevap vermişti:

- Ya Resulallah! Her ne kadar yaşça en küçük ben isem de, sana ben yardımcı olurum.

Hz. Ali’nin, daha oniki, onüç yaşlarında iken, Resulullah efendimize, hiç kimseden korkmadan, çekinmeden, bu yolun yolcusuyum, gönül vermişlerdenim manasındaki bu sözleri, Resul-i Ekrem efendimizi son derece sevindirdi. İşte Allahü teâlâ, Hz. Fatıma binti Esed’e böyle salih evlatlar vermişti.

Gül yağıyla yağlardı

Fatıma binti Esed üstün bir ahlaka sahipti. Güzel ahlakı vardı. Yaşayışı mükemmel, Resul-i Ekrem efendimizin yanında itibarlı bir hanımefendi idi. Peygamberimizin sevgisine kavuşma bahtiyarlığına erişmişti.

Resulullah efendimiz onu methetmişlerdi. Fatıma binti Esed, çocukluğundan beri Peygamberimize çok yakınlık göstermiş, Ondan hiçbir yardımı esirgememiştir. Resulullah efendimiz, Ebu Talib’den sonra, kendilerine en fazla yakınlık gösterenin Fatıma binti Esed oldugunu buyurmuşlardır. Hz. Fatıma binti Esed, Resul-i Ekremin bakımında çok titizlik göstermişti. Kendi çocukları dururken, önce Resulullahı doyururdu. Kendi çocuklarının temizliğinden önce, Onun mübarek başını tarar, mübarek saçlarını gül yağıyla yağlardı. Bu yüzden Resul-i Ekrem efendimiz, onun için, "O benim annemdi" buyurmuşlardı. Bu bildirilen sözün, iki cihanın Efendisinin mübarek ağzından çıkması, Fatıma binti Esed için büyük bir saadet idi.

Zaman akıp gitmiş, Fatıma binti Esed’in ömrü de sona ermişti. Peygamberimiz, gömleğini sırtından çıkararak, Fatıma binti Esed’e kefen yaptırmıştı. Bilahare Peygamber efendimiz, Fatıma binti Esed’e Cennet elbiselerinin giydirilmesi için böyle yaptıklarını söylemişlerdir.

Cenaze namazını da kıldırdıktan sonra buyurdular ki:

- Allahü teâlânın emriyle, yetmiş bin melek onun cenaze namazını kıldılar.

Cenaze namazı kılınmış, artık defnedilecekti. Resulullah efendimiz bizzat kendileri kabre indiler. Kabır hayatının rahat ve hoş olması için, kabrin köşelerini genişletir gibi işaret buyurdular. Kabirden çıkınca gözleri yaşarmış, gözlerinden akan yaşlar kabre damlamıştı.

Peygamberlerin hakkı için

Orada bulunan Hz. Ömer ve başkalaıi, Resulullahın, Fatıma binti Esed’den başka hiçbir kimseye böyle yapmadığını söylemişlerdir. Bundan sonra Resul-i Ekrem efendimiz, Fatıma binti Esed için şöyle duâ buyurmuşlardır:

- Allahü teâlâ seni mağfiret etsin, bagışlasın, seni mükâfatlandırsın. Ey annem! Allahü teâlâ sana rahmet eylesin. Kendin aç iken beni doyurdun. Kendin giymez, bana giydirir; yemez, bana yedirirdin. Dirilten de, öldüren de Allahü teâlâdır. O daima diridir. O ölmez.

Allahım! Annem Fatıma binti Esed’i affeyle, bağışla. Ona hüccetini bildir. Kabrini genişlet. Ey merhametlilerin en merhametlisi olan Allahım! Ben Peygamberin ve geçmiş Peygamberlerin hakkı için bu duâmı kabul buyur.






[ Geri Dön ]

Ashabı Kiram

Copyright © Gönderen: MaviNur.Net - Sevgi & Kardeşlik Portalı - (171 okuma)





Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarina sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansi altinda dagitilan ücretsiz yazilimdir.
İslami ve Temiz İçerikli Siteler Listesi Teknohost.Net! İslamiyet.Tc---İslami Paylaşım

.: Coolbreeze Theme by Lorkan Themes 2003 :.