MaviNur.Net - Sevgi & Kardeşlik Portalı İçerikler Veysel Karani

| Ana Sayfa | Forumlar | Dosyalar | İletişim | Destekleyenler | Videolar | Oyunlar | Şiirler | Üye Hesabı |
 MaviNur Menü
 Ana Sayfa
 Mavinur Menü
 Forum
 İslamiyet
 İslam Tarihi
 İslam Ülkeleri
 İslam ve Ahlak
 İslam ve Hümanizm
 Kur'an-ı Kerim
 Kur'an Meali
 Kur'an Tefsiri
 Kur'an Bilgisi
 Kur'an Fihristi
 Sureler'in İniş Sebepleri
 Kur'an'da Kıyamet
 Kur'an ve Bilim
 Kur'an Mucizeleri
 Kur'an'da Reenkarnasyon
 Peygamberimiz
 Hayatı (Siyer-i Nebi)
 Mübarek İsimleri
 Efendimiz Hakkında
 Örnek Ahlakı
 Öğütleri
 Evlilikleri
 Kütüb-i Sitte
 Veda Hutbesi
 Kırk Hadis
 Kutsal Kitaplarda
 Kutlu Önderler
 Allah Dostları
 İslam Alimleri
 Peygamberler Tarihi
 Sahabeler
 Evliyalar
 Reşahat Kitabı
 Osmanlı Sultanları
 İslam & Aile
 Aile, Evlilik ve Cinsellik
 Aile Hayatı
 Ana & Baba Hakkı
 Kadın Hakları
 İslam'da Kadın
 Kadın Giyimi
 Örtünmedeki Hikmetler
 Örtünme Hakkında
 İslam, Kadın, Tesettür
 Kız Çocuk İsimleri
 Erkek Çocuk İsimleri
 Gençlerle İletişim
 24 Saatimiz
 Pratik Bilgiler
 Mezhepler
 Hanefi İlmihaliYeni!
 İmam-ı AzamYeni!
 İmam-ı Azam EserleriYeni!
 İmam-ı ŞafiiYeni!
 İmam-ı MalikYeni!
 İmam-ı AhmedYeni!
 Genel İçerik
 Forum
 Download
 Web Linkleri
 Oyunlar
 Anketler
 En İyi 10
 İstatistikler
 Webmaster Araçları
 Rüya Tabirleri
 Şiir
 Sohbet Kutusu
 Site Haritası
 Arama
 Destekleyenler
 Videolar
 İslami Videolar
 Logo & BannerlerYeni!
 Anket
Web Sitemizi Beğendiniz mi?

Evet, Çok Güzel
İdare Eder
Daha İyi Olabilirdi
Hayır, Beğenmedim



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 192
Yorum: 5
 Arama


 Site Dili
Site Lisanını Seçin


Allah Dostları
Veysel Karani

Karen'de parlayan pırlanta Veysel Karâni Hazretleri



Efendimiz�in (Sallallahü aleyhi ve sellem) bilinen iki hırkası vardır. Bunlardan biri Kaside-i Bürde�nin yazarı büyük şair Kaab bin Züheyr�e verilir ki, Topkapı Sarayı�nı ziynetlendirir. Diğeri de Kareli Üveys�e gönderilir. Hasılı bu iki kutlu miras da İstanbulumuz�a nasip olur. Belki de ona bu yüzden İslambol derler... Kimbilir? Peki siz Karen adında bir yer duydunuz mu? Yalanı yok ya, ben duymamıştım. Ta ki Veysel Karani hakkında bir şeyler okuyana kadar.

Karen, Yemen taraflarında adı bilinmedik bir beldedir. Etrafı kum dağları ile çevrilidir, kuraktır, çoraktır. Ortalıkta birkaç kuyu vardır, üç beş ağaç. Sonra hepsi birbirine benzeyen toprak damlı evler... Sadece develerin ve bedevilerin yaşayabildiği bu kavurucu coğrafyanın sakinleri kervan ağırlamakla geçinirler. Bir şey ekip biçmezler, hayvanlarını ise Üveys isimli bir çobana emanet ederler.

Üveys garip biridir. Dünyadadır, ama ne dünyalığı vardır, ne de dünyalık gibi bir kaygısı. Güttüğü develer için ücret istemez. Verenden alır, vermeyene sormaz bile. Adı üzerine çobandır işte, fakirdir. Ama iş cömertliğe geldi mi onunla yarışmak kimsenin harcı değildir. Paylaşacak çok şeyi yoktur, ama hayırda daima başı çeker.

Üveys, bizim bildiğimiz ismi ile Veysel Karani Hazretleri mütevazı yaşar. Ama halinden memnundur. Sessiz, dostları arasında yalansız, dolansız bir hayat sürer. Issız vadilerde, kaya kovuklarında ibadet eder. İnsanlar ona hep divane gözüyle bakarlar, ama aldıran kim?

ANASININ KÖLESİ
Mübareğin çok yaşlı bir annesi vardır. Hem kör, hem de kötürümdür. Veysel Karani onun eli ayağı, gözü kulağıdır. Yedirir, içirir, yıkar, paklar. Kadıncağıza bebek gibi bakar. Ne derse, ama ne derse yapar. En olmayacak arzularını bile ikiletmez. Bir yüz ifadesinden bin mânâ çıkarır ve hepsini de getirir yerine. Tabiri caizse, anasına kölelik eder.

Veysel Karani Hazretleri haram bilmez, yalan söylemez. Hoş, sahrada bir başına dolanan böylesi bir insanın günaha girme şansı da azdır ya. O, gün boyu zikreder, af diler. Ümmet-i Muhammede dua eder. Ama en bilinen özelliği Allah ve Resulüne duyduğu tarifsiz aşktır. Veysel Karani�nin tek arzusu vardır. Yüzü suyu hürmetine kainatın yaratıldığı Server�i görebilmek. Efendimizi düşündükçe burnunun diregi sizlar, yüregi bir hoş olur. Yumruk iriliginde bir şeyler gelir, oturur bogazina. Hani o, anlaşilamayan ve anlatilamayan şeyler.

Ve gün gelir muhabbet ve Muhammed kelimeleri yüreginde buluşur, dişari taşar. Efendimizin hasreti kor olur, cigerini yakar. Onu bir kez, ama bir kez görebilse, bir solukluk olsun sohbetinde bulunabilse ve adina sahabe denilen kutlu kadroya katilabilse...

Annesi itiraz etmese de, bu yolculuga razi degildir. Omuzlarini kaldirip boynunu büker. Mahzun bir üslupla �İstiyorsan git!� der, �Git bakalım, beni kime emanet edeceksen?� Doğrusu onu bırakabileceği kimse yoktur. Bu yaşlı kadına incitmeden kim bakabilir ki? Onun nazını kim çeker sonra?

HASRETİNİ YÜREĞİNE GÖMER
Üveys hasretini yüreğine gömer. Bir daha bu konuda tek kelime etmez. Ama o günden sonra daha fazla ağlar, daha fazla yalvarır. Aşkını kayalara, kumlara, anlatır. Kuşlarla, develerle dilleşir, serin seher yeliyle selâmlar yollar Haremeyn�e. Ve ufuklar perde perde açılır, dağlar çekilir aradan. Artık o günboyu ibadet eder, sürüyü melekler bekler. Hayvanlar mı? İnanın muma döner.

Evet Üveys, Allah Resulünün muhteşem sohbetine (madde planında) erişemez, ama mânâ aleminde çok şeye kavuşur. Efendimizle aralarında imrenilecek bir dostluk başlar. Hoş onlar için mesafelerin ne önemi vardır. Öyle ya alan uygun, veren olgun olduktan sonra �feyz� nehir olur akar.

Serveri Kainat zaman zaman mübarek yüzlerini Karen taraflarına döndürür ve �Yemen cihetinden rahmet rüzgarları esiyor� buyururlar, �İhsan ve iyilikte Tabiinin en iyisi Üveys-i Karni�dir!�

MÜJDELER
Yine Efendimiz buyururlar ki: �Ümmetimden bir kimse vardır ki, Kıyamet günü Rabia ve Mudar kabilelerinin koyunlarının kılları adedince insana şefaat edecektir.� (ki bu iki kabile sürülerinin çokluğu ile tanınırlar)
Eshab-ı kiram sorar:
- Ya Resullallah kimdir bu nasipli?
- Allahın kullarından biri.
- Peki adı nedir?
- Üveys!
- Ya memleketi?
- Karen!
- O sizi gördü mü?
Efendimiz mânâlı mânâlı gülümser, �Baş gözü ile hayir!� derler. Sahabeden �Hayret!� diyenler olur, �Size böylesine aşik olan biri nasil oluyor da koşmuyor huzurunuza?� Efendimiz izah eder: - Onun gelmemesi de bana olan bağlılığındandır. İhtiyar bir annesi vardır. İman etmiştir. Ancak gözleri görmez, hareket edemez. Üveys gündüzleri deve çobanlığı yapar, kazandığını annesine harcar�.
Hazret-i Ebubekir sorar:
- Ya Resulallah biz onu görür müyüz?
Efendimiz mübarek kafalarını �ne yazık ki hayır� manasında sallar, �Sen göremezsin� buyururlar, ama Hazret-i Ömer ve Hazret-i Ali�ye dönüp müjdeyi verirler: �Onu, siz göreceksiniz!� Sonra bir bir vasıflarını tarif ederler ki, bu işaretlerden biri avucunun içindeki gümüşi beyazlıktır.

�Aşik için zaman geçmez� derler, ama aradan yıllar geçer. Hani o dakikaları asırlaşan yıllar... Efendimiz hayatlarının son soluklarını aldıkları demlerde mübarek hırkalarını çıkarır ve �Bunu Üveys-i Karni�ye verin!� buyururlar.

Resullullah�ın (Sallallahü aleyhi ve sellem) dar-ı bekaya göçmelerinin ardından Hazreti Ömer ve Hazreti Ali yollara düşer, Veysel Karani�nin izini bulurlar. Ahali böylesine şerefli iki kimsenin böylesine köhne bir yeri ziyaretine mânâ veremez. Hele �Üveys�i arıyoruz!� cümlesine çok şaşirirlar. �O divanenin tekidir� derler, �İnsanlardan kaçar. Kimseyle konuşmaz, kimseye karışmaz. Ağladıklarımıza güler, güldüklerimize ağlar. Neşe nedir bilmez. Aradığınız sakın başka biri olmasın!�
Hazret-i Ömer dikkatle dinler, �Bilakis!� der, �Aradığımız o olmalı!�

Karenliler iki şanli sahabenin önüne düşer, onlari Arne Vadisi�ne getirirler. Veysel Karani�yi namaz kılarken görürler. Develer akıllı uslu dolanmakta, çobanlarını üzecek hareketlerden sakınmaktadırlar. Namazı biten Üveys misafirlerine döner. �Hoşgeldiniz!� der. Hazret-i Ömer önce müsafaha eder, sonra gülümseyerek sorar �Kimsin sen?�
- Abdullah! (Allah�ın kulu)
- Evet hepimiz Abdullah�ız, ama seni ne diye tanırlar?
- Üveys derler.
- Sağ elini açar mısın?
Açar. Efendimiz�in belirttiği işaret ayan beyan ortadadır. Büyük sahabe �Ben Hattapoğlu Ömer�im� der, �Arkadaşim Ali bin Ebu Talip!�
Vadiyi kısa ama mânâlı bir sessizlik kaplar. Sükutu yine Hazreti Ömer bozar: - Efendimiz sana selâm ettiler ve mübarek hırkalarını gönderip buyurdular ki �Alıp giysin, ümmetime dua etsin!�

BEN GÜNAHKARIN BİRİYİM
Veysel Karani ağlamaklıdır. Şaşkınlıktan titreyen bir sesle �Ya Ömer� der, �Ben aciz ve günahkar bir kulum. Sizin aradığınız başka Üveys olmasın?�
Hazret-i Ömer �Hayır sensin!� buyurur. �Zira Efendimiz çizgi çizgi eşkalini verdi ve sen tami tamina uyuyorsun buna.�
O büyük mücahide, o koca Ömer�e itiraz ne mümkün. Hele müjdenin böylesini getiriyorsa.

Üveys-i Karani mübârek hırkayı hasretle koklar, (ki ziyaret edenler iyi bilirler, Efendimizin gül teniyle ıtırlanan Hırka-i Şerif aradan geçen asırlara rağmen tarif edilemeyecek kadar güzel kokar) sonra yüzüne gözüne sürerek bir kuytuya çekilir. Mübarek alnını toprağa koyar ve ağlayarak yalvarır. �Ya Rabbi !� der �Bu ne nimettir. Yüzü suyu hurmetine kâinatı yarattığın Server benim gibi bir acizi hatırlıyor ve mübarek hırkalarını Ömer ve Ali gibi iki güzide sultanla bu günahkâra yolluyor. Senden bir tek dileğim var: Ümmet-i Muhammedi affeyle. N�olur. Bu hırkanın hakkı için!�

Gaibden bir ses gelir. �Şu kadarini sana bagişladim. Haydi giy hirkayi!�
- Hepsini ya Rabbi! Hepsini.
- Şunlari, şunlari, şunlari da bagişladim.
- Digerlerinin hali n�olacak Ya Rabbi? N�olur, hırkanın ve hırkanın sahibinin hatırına...

HIŞŞT BAKSANA GİDİYORLAR
Tam bu sırada Karenlinin biri gelir ve o muhteşem huzuru bozar. �Misafirlerin dönmeye niyetliler� diye ikaz eder güya, �Onlara diyeceğin bir şey yok mu?�
Veysel Karani �Ahh!� der, �Ahh bu hali bozmayacaktın işte. İnanın az kalmıştı. Bütün ümmeti Muhammed affedilmedikçe giymeyecektim hırkayı.�

Aradan günler geçer. Karenliler şaşkin, hatta pişmandirlar. Öyle ya, elinin altinda Üveys gibi bir cevher olsun da, sen onun kiymetini bilme. Ama bu kez mübaregi hurmet ve ilgiyle bunaltirlar. Huzurunda el pençe divan durur, israrla nasihat isterler. Hele bazilari aşikare keramet bekler. Veysel Karani gibi mütevazi biri, ilginin böylesinden sikilir. Işte tam o günlerde biricik annesi vefat eder ve onu Karen�e bağlayan hiçbir şey kalmaz. İşte şimdi yollara düşebilir.

Mübâreğin ilk hedefi elbette Haremeyndir. Önce hacceder, sonra Medine�ye gider. Ancak o münevver şehrin hüzünlü yüzünü görür ve Resullulah�ın yaşamadığı Peygamber beldesinde duramaz. Çeker çarığını, yürür uzaklara. Bir ara Basra�da eyleşir, bir ara Kufe�ye yerleşir. Yine eskisi gibi deve güder. Aç kalir, açikta kalir. Horlanir, aşagilanir. Garip bu ya milletin gücü hep ona yeter. Hatta ufacik veledler bile sataşir, taş yagdirirlar. Büyük veli, çiglik çigliga saldiran afacanlara gülümser �N�olur ayaklarımı kanatacak kadar büyükleri atmayın� der, �Abdestim bozulmasın e mi?� Zira o güne kadar bir kez olsun abdestsiz basmamıştır zemine.

MELEKLERİN İBADETİ
Veysel Karani Hazretleri bazen sehere kadar secdede, bazen sabahlara kadar rükûda kalır. �Bırakın üç kere Sûbhane rabbiyel âla demeyi, ben bir keresini bile beceremiyorum� diye yakınır. Eh onun özlediği ibadet meleklerinkinden farksız olmalıdır. �Namazda huşu öyle olmalidir ki� der: �Bağrına bıçak sokulsa duyulmaya.�

Biri sorar: �Nasılsın?� Cevap manidardır: �Akşama çikacagini bilmeyen biri nasil olursa!� Sevenleri ısrarla nasihat isterler. O gülümser:
- Allahü teâlâyı bilir misiniz?
- Evet biliriz.
- Öyleyse başka şeyleri bilmeseniz de olur.
- Aman efendim bir nasihat daha.
- Allahü teâlâ sizi bilir mi?
- Elbette bilir.
- Öyleyse başkaları bilmese de olur.
Mübarek, Allahü teâlâdan çok korkar ve buyururlar ki: İnanın Allahü teâlâ�yı tanıyana gizli kalmaz.

Veysel Karani hazretleri hayatını kendi ifadesiyle şöyle hülâsa eder. �Yüksekliği tevazuda buldum, liderliği nasihatte... Nesebi takvada buldum, şerefi kanaatte... Rahatlığı zühdde buldum, zenginliği tevekkülde.�

Bizde ne takva, ne zühd, ne de tevvekkül. Eh bir şey bulamiyoruz tabii. Allahü teâlâ o büyüklerin yüzü suyu hürmetine sonumuzu hayreyliye.

Veysel Karani Hazretlerinin kutlu hirkasi elden ele geçer ve Van civarinda hüküm süren Irisan Beyleri�ne gelir. Hicri 1028 yılında 2. Osman Han�a hediye edilen nurlu emanet İstanbul�da heyecanla karşilanir. Asitane halki ona �Hırka-ı Şerif� der, ramazanlarda ziyaret ederler. Buğulu gözlerle ilmeklerine dalar, Efendimizi hatırlarlar.

Gel zaman git zaman büyük izdihamlar yaşanır. Hırkanın saklandığı ve sergilendiği küçük bina kalabalığı kaldırmaz olur. Abdülmecid Han bu mübarek hırkanın şerefine, Fatih�te koca bir mahalleyi istimlak eder ve biblo güzelliğinde bir cami yaptırır. Bu uğurda şahsi servetini fedadan çekinmez. Belki de şu ferah mabedi böylesine sevimli kılan, temelindeki ihlâstır, kimbilir?

ASIRLIK GELENEK
Ve asırlık gelenek yaşar. Hırka-i şerif, gözü yaşlı aşıkların ziyaretgahı olur. Medine�ye, Mescid-i Nebi�ye ulaşamayanlar hasretlerini burada dindirmeye çalişirlar. Cami çalişanlari şirin mescidi güllerle bezerler, ki tasavvufta gül O�na işarettir. Efendimiz�e!

Hele Ramazan günleri civar coğrafya Hırka-i Şerif�e akar. Müminler kar demez, kış demez ziyarete koşarlar. Anadolu�nun dört bir yanından gelen aşıklar yaşlı gözlerle yüce Serverin kutlu mirasına bakarlar.

Allahü teâlâ bizleri yalan dünyayı Veysel Karani gibi görenlerden ve Resulü Ekrem�in (Sallallahü aleyhi ve sellem) şefaatine erenlerden eylesin!


Tarih: 04.01.2008 Saat: 12:26
Okundu: 90 kez


Diğer linkler:
Şeyh EdebâliŞeyh Edebâli
Buharalı Seyyid Emir SultanBuharalı Seyyid Emir Sultan
Hacı Bayram-ı VeliHacı Bayram-ı Veli
Akşemseddin HazretleriAkşemseddin Hazretleri
Molla Gürani HazretleriMolla Gürani Hazretleri
Ebûl Vefa HazretleriEbûl Vefa Hazretleri
FatihFatih
Molla HüsrevMolla Hüsrev
Zembilli Ali EfendiZembilli Ali Efendi
Şehzade SelimŞehzade Selim
[ Geriye dön | Ana sayfa | Yukarıya doğru ]

 Üye Özel Menü
Ana Sayfa
Kayıt Ol
Üye Hesabı
Özel Mesajlar
Üye Günlüğü
Messenger
Üye Listesi
Üye Puanları
Dosya Ekle
Link Ekle
Şiir Ekle
Tavsiye Et
İletişim
 Üye Paneli
Sık kullanılanlara Ekle Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap Açılış Sayfası Yap

 
Üye Olun
Kayıp Şifre

 
Üyelik:
Bugün: 0
Dün: 1
Etkinleştirme: 0
Toplam Üye: 310
Son Üye: ihvan22

En Fazla Bağlı:
Misafir(ler): 297
Üye(ler): 1
Toplam: 298

Şu An Bağlı:
Misafir(ler): 6
Üye(ler): 0
Toplam: 6
 Namaz Vakitleri
 Gazeteler
 Radyo Sır (95.4)




Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarina sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansi altinda dagitilan ücretsiz yazilimdir.
İslami ve Temiz İçerikli Siteler Listesi Teknohost.Net! YesiL.gen.tr!

.: Coolbreeze Theme by Lorkan Themes 2003 :.