MaviNur.Net - Sevgi & Kardeşlik Portalı İçerikler Sultân III. Ahmed Hân

| Ana Sayfa | Forumlar | Dosyalar | İletişim | Destekleyenler | Videolar | Oyunlar | Şiirler | Üye Hesabı |
 MaviNur Menü
 Ana Sayfa
 Mavinur Menü
 Forum
 İslamiyet
 İslam Tarihi
 İslam Ülkeleri
 İslam ve Ahlak
 İslam ve Hümanizm
 Kur'an-ı Kerim
 Kur'an Meali
 Kur'an Tefsiri
 Kur'an Bilgisi
 Kur'an Fihristi
 Sureler'in İniş Sebepleri
 Kur'an'da Kıyamet
 Kur'an ve Bilim
 Kur'an Mucizeleri
 Kur'an'da Reenkarnasyon
 Peygamberimiz
 Hayatı (Siyer-i Nebi)
 Mübarek İsimleri
 Efendimiz Hakkında
 Örnek Ahlakı
 Öğütleri
 Evlilikleri
 Kütüb-i Sitte
 Veda Hutbesi
 Kırk Hadis
 Kutsal Kitaplarda
 Kutlu Önderler
 Allah Dostları
 İslam Alimleri
 Peygamberler Tarihi
 Sahabeler
 Evliyalar
 Reşahat Kitabı
 Osmanlı Sultanları
 İslam & Aile
 Aile, Evlilik ve Cinsellik
 Aile Hayatı
 Ana & Baba Hakkı
 Kadın Hakları
 İslam'da Kadın
 Kadın Giyimi
 Örtünmedeki Hikmetler
 Örtünme Hakkında
 İslam, Kadın, Tesettür
 Kız Çocuk İsimleri
 Erkek Çocuk İsimleri
 Gençlerle İletişim
 24 Saatimiz
 Pratik Bilgiler
 Mezhepler
 Hanefi İlmihaliYeni!
 İmam-ı AzamYeni!
 İmam-ı Azam EserleriYeni!
 İmam-ı ŞafiiYeni!
 İmam-ı MalikYeni!
 İmam-ı AhmedYeni!
 Genel İçerik
 Forum
 Download
 Web Linkleri
 Oyunlar
 Anketler
 En İyi 10
 İstatistikler
 Webmaster Araçları
 Rüya Tabirleri
 Şiir
 Sohbet Kutusu
 Site Haritası
 Arama
 Destekleyenler
 Videolar
 İslami Videolar
 Logo & BannerlerYeni!
 Anket
Web Sitemizi Beğendiniz mi?

Evet, Çok Güzel
İdare Eder
Daha İyi Olabilirdi
Hayır, Beğenmedim



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 225
Yorum: 6
 Arama


 Site Dili
Site Lisanını Seçin


Osmanlı Padişahları
Sultân III. Ahmed Hân

SULTÂN Üçüncü AHMED Hân

 Padişahlık Sırası  23
Saltanatı  27 Yıl
İslâm Halifelik Sırası  88
Cülûsu  22 Ağustos 1703
Babası  Sultan IV. Mehmed Hân 
Annesi  Emetullah Rabia Gülnuş Sultan
Doğumu  31 Aralık 1672
Vefâtı  1 Temmuz 1736 
Kabri  İstanbul Yeni Camide Turhan Vâlide Sultan Türbesindedir

Osmanlı padişahlarının yirmi üçüncüsü, İslâm halifelerinin seksen sekizincisi. Sultan dördüncü Mehmed Hanın oğlu olup, 31 Aralık 1673'te Râbia Gülnûş Emetullah sultandan doğdu. Şehzadeliğini önce Topkapı, daha sonra da Edirne saraylarında geçiren Ahmed Han, iyi bir tahsil gördü. İlk dersini sultani Mehmed Efendiden aldı. Seyyid Feyzullah Efendiden uzun yıllar ders gördü. 

Devrin büyük hat üstâdı hattat Osman'dan yazı meşk etti. Ağabeyi Sultan İkinci Mustafa Han'ın çıkan cebeci isyânında tahttan indirilmesi üzerine 22 Ağustos 1703'te Osmanlı padişahı oldu. Biat merâsiminden sonra, İstanbul'a gelen Sultan Üçüncü Ahmed, Edirne vak'asında isyânı çıkaran elebaşıları büyük bir ustalıkla birbirine düşürerek ortadan kaldırdı. Baltacı Mehmet Paşayı sadârete getirdi. Devletin iç işlerini düzeltmek için çalışmalar yaptı. Karlofça Antlaşması yeni imzâlandığı için, devlet barış içinde idi. Ancak bu sırada İsveç kralı on ikinci Şarl, Poltova'da Ruslarla yaptığı bir savaşı kaybederek, Osmanlı Devletine sığındı. Kralı tâkip eden Rus ordusu Osmanlı topraklarına girdi ve tahribatta bulundu. bu durum üzerine Osmanlı Devleti Rusya'ya harp ilân etti. Nitekim Sadrazam Baltacı Mehmed Paşanın kumandası altındaki Osmanlı ordusu 9 Nisan 1711'de Rusya seferine çıktı.

Baltacı Mehmed Paşa, Rus Çarını Prut üzerinde Palcı mevkiinde kıstırarak, etrafını çevirdi. Esas niyeti Rus ordusunu umûmi bir taarruzla yok etmekti. Fakat yeniçerilerin isteksizliği yüzünden ciddi bir taarruz yapmadı. Rus çarı, sadrazama bir heyet göndererek, her şartı kabul edeceklerini bildirdi. İki taraf arasında antlaşma yapıldı. Rusya, Antlaşmaya göre, Lehistan ve Ukrayna işlerine karışmayacak, elinde tuttuğu Azak kalesini de Türklere bırakacaktı. Baltacı Mehmed Paşanın Rus ordusunu çevirmişken imhâ edememesi ve antlaşma şartlarının tatmin edici olmaması devlet adamlarını sadrazamın aleyhine çevirdi. Bunun üzerine padişah Edirne'ye dönen Baltacı'yı, görevden alarak, yerine Dâmâd Ali paşayı getirdi. Diğer tarafdan Ruslar Antlaşmanın şartlarına uymak istemediler. Buna çok kızan  Sultan Üçüncü Ahmed Han, yeni sadrazam Dâmâd Ali Paşa kumandasında bir orduyu Rusya üzerine gönderdi. Kendisi de Edirne'ye kadar ordunun başında  gitti. Bu durum karşısında Ruslar antlaşma şartlarına uymak mecburiyetinde kaldılar. Venediklilerin 1714'te Karadağlıları isyana teşvik etmesi üzerine Sultan Üçüncü Ahmed Han, Mora üzerine bir sefer açtı. Ali Paşa kumandasındaki Osmanlı ordusu, Karlofça antlaşmasıyla Venediklilere verilen bütün kaleleri geri aldı. Ancak, Alman İmparatorluğu, Karlofça Antlaşmasına kefil olduklarını, yâni Venedik'ten alınan yerler iâde edilmedikçe barışı tanımayacağını bildirdi. Bunun üzerine Osmanlı Devleti Alman- Avusturya İmparatorluğuna harb ilân etti. İki ordu arasında Petervaradin'de yapılan savaşta Dâmâd Ali Paşa şehit düşünce, ordunun mâneviyatı bozuldu ve bozgun başladı. Bu durumdan faydalanan Avusturya ordusu kumandanı önce Tameşvar'ı daha sonra da Belgrad'ı zabtetti. Petervaradin mağlubiyeti üzerine Avusturya ile 1718'de Pasarofça Antlaşması imzâlandı. Antlaşmaya göre Belgrad ve Semendire Avusturya'da kalmak üzere Sava Nehri sınır kabul edildi.

Pasarofça Antlaşmasından sonra Dâmâd İbrâhim Paşanın sadârete getirilmesi ile Osmanlı Devletinde 1730 yılına kadar süren yeni bir devir başladı. ''Lâle Devri'' adı verilen bu dönemde, Sultan Ahmed Han ülke içinde huzuru sağlamak, orduyu kuvvetlendirmek, devleti maddi ve mânevi en yüksek seviyeye çıkarmak için çalıştı. İstanbul'da ilk matbaa kuruldu. Yalova'da kâğıt, İstanbul'da Tekfur Sarayında bir çini fabrikası açıldı. İstanbul'a davet edilen ve uzun seneler İstanbul'da kalarak orada vefât eden Comte de Bonneval (Humbaracı Ahmed Paşa) humbaracı ocağına ıslâh etti. İstanbul'un su ihtiyâcını temin için bir de bend yaptırıp deryâ-yı sim adını verdi. Osmanlı Devletinde sulh ve huzûr devâm ederken, İran- Safevi Devleti son günlerini yaşıyordu. İran'a bağlı olan Dağıstan 1722'de Türk himâyesine girmek istedi ve bu isteği kabul edildi. Kafkasya'yı tehdid eden Rusya'ya mâni olmak isteyen Sultan Ahmed Han, hudûd vâlilerine fermân göndererek hazırlıklı olmalarını istedi. Bu sırada İran cephesindeki ordu, 1723 yılında harekete geçerek Gürcistan, Güney Âzerbaycan, Luristan, Erdelan, Kirmanşah ve Hemedan'ı ele geçirdi. 1725'de osmanlı askeri Tebriz'e girdi. Gence, Revan ve Nahcivan alındı. 1727'de İran Şahı imzâlanan bir antlaşma ile Osmanlı Devletinin bütün fetihlerini tanıdı. 1730 senesinde Nâdir Şah İran hâkimiyetini ele geçirerek, İran birliğini tekrar kurdu. Osmanlı Devletinin elinde bulunan önemli bâzı eyâletleri geri aldı. Bu durum Dâmâd İbrâhim Paşanın düşmanlarını harekete geçirdi. Bâzı devlet adamları, padişah ve Dâmâd İbrâhim paşanın İran üzerine sefere çıkmak üzere Üsküdar'a geçtikleri sırada yeniçerileri ayaklandırarak büyük bir isyân başlattılar. Âsiler, padişahtan ileri gelen devlet adamlarının bâzısının idâmını istediler. Listenin başında Dâmâd İbrâhim paşa da vardı. Sultan Üçüncü Ahmed Han, en sonunda sadrazam İbrâhim Paşa'nın idâmına razı oldu. Zorbaların isteklerinin sonu gelmeyeceğini, kendisinin de tahttan ayrılmasını isteyeceklerini bildiği için, 2 Ekim 1730'da tahttan çekilerek, kendi eliyle yeğeni Şehzâde Mahmûd'u Osmanlı tahtına geçirdi. Kendisi köşesine çekildi.

Yirmi yedi sene hükümdârlık yapan sultan Ahmed Han, saltanattan çekildikten sonra, ilim ve ibâdetle meşgûl oldu. Altmış üç yaşında iken 1Temmuz 1736'da vefât etti. Yeni Câmiide Turhan Vâlide Sultan Türbesine defnedildi. Sultan üçüncü  Ahmed Han, ülkenin imârı için çok çalıştı. Aynı zamanda ilme ve ilim adamlarına çok değer verir ve onları korurdu. Sarauda dağınık yerlerde bulunan kıymetli kitapları bir araya toplayarak beyaz mermer havuzlu bahçede bir kütüphâne inşâ ettirdi. Annesi için Üsküdar'da yeni Vâlide Sultan Câmii ve bunun yanında bir sebil, çeşme, sıbyan mektebiyle bir imâret yaptırdı. Galata kulesini tâmir ettirdi. Topkapı sarayının Bâb-ı hümâyûn kapısı önünde yaptırdığı çeşme, hane, Çağlayan Kasrı önünde, Hasköy'de, Aynalı Kavak Kasrı civârında, Üsküdar'da, Üsküdar İskele Câmii meydanında klasik tarzda dört cepheli olmak üzere pekçok çeşme inşâ ettirdi. 1715'te Galatasaray hâricinde bir câmi, 1716'da Bebek Câmii ile etrâfındaki külliyeyi, yaptırdı.

Derin bir sanat zevkine sâhip olup, şâir ve hattattı. Kur'ân-ı kerimler yazdı. Yaptırdığı Sultanahmed Çeşmesine kendi şiirini bizzat yazdı. Ayrıca Ayasofya Câmiine asılmış güzel levhaları vardır.


Tarih: 04.01.2008 Saat: 19:34
Okundu: 73 kez


Diğer linkler:
Osmanlı SultanlarıOsmanlı Sultanları
Sultân I. Osman Gâzi HânSultân I. Osman Gâzi Hân
Sultân Orhan Gâzi HânSultân Orhan Gâzi Hân
Sultân I. Murâd-ı HüdâvendigârSultân I. Murâd-ı Hüdâvendigâr
Sultân I. Bâyezîd HânSultân I. Bâyezîd Hân
Çelebi Mehmed HânÇelebi Mehmed Hân
Sultân II. Murad HânSultân II. Murad Hân
Fatih Sultan Mehmed HânFatih Sultan Mehmed Hân
Sultân II. Bâyezîd HânSultân II. Bâyezîd Hân
Sultân I. Selim HânSultân I. Selim Hân
[ Geriye dön | Ana sayfa | Yukarıya doğru ]

 Üye Özel Menü
Ana Sayfa
Kayıt Ol
Üye Hesabı
Özel Mesajlar
Üye Günlüğü
Messenger
Üye Listesi
Üye Puanları
Dosya Ekle
Link Ekle
Şiir Ekle
Tavsiye Et
İletişim
 Üye Paneli
Sık kullanılanlara Ekle Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap Açılış Sayfası Yap

 
Üye Olun
Kayıp Şifre

 
Üyelik:
Bugün: 0
Dün: 0
Etkinleştirme: 0
Toplam Üye: 343
Son Üye: Tacettin

En Fazla Bağlı:
Misafir(ler): 297
Üye(ler): 1
Toplam: 298

Şu An Bağlı:
Misafir(ler): 21
Üye(ler): 1
Toplam: 22
 Namaz Vakitleri
 Gazeteler
 Radyo Sır (95.4)



Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarina sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansi altinda dagitilan ücretsiz yazilimdir.
İslami ve Temiz İçerikli Siteler Listesi Teknohost.Net! İslamiyet.Tc---İslami Paylaşım

.: Coolbreeze Theme by Lorkan Themes 2003 :.