MaviNur.Net - Sevgi & Kardeşlik Portalı İçerikler Şehzade Selim

| Ana Sayfa | Forumlar | Dosyalar | İletişim | Destekleyenler | Videolar | Oyunlar | Şiirler | Üye Hesabı |
 MaviNur Menü
 Ana Sayfa
 Mavinur Menü
 Forum
 İslamiyet
 İslam Tarihi
 İslam Ülkeleri
 İslam ve Ahlak
 İslam ve Hümanizm
 Kur'an-ı Kerim
 Kur'an Meali
 Kur'an Tefsiri
 Kur'an Bilgisi
 Kur'an Fihristi
 Sureler'in İniş Sebepleri
 Kur'an'da Kıyamet
 Kur'an ve Bilim
 Kur'an Mucizeleri
 Kur'an'da Reenkarnasyon
 Peygamberimiz
 Hayatı (Siyer-i Nebi)
 Mübarek İsimleri
 Efendimiz Hakkında
 Örnek Ahlakı
 Öğütleri
 Evlilikleri
 Kütüb-i Sitte
 Veda Hutbesi
 Kırk Hadis
 Kutsal Kitaplarda
 Kutlu Önderler
 Allah Dostları
 İslam Alimleri
 Peygamberler Tarihi
 Sahabeler
 Evliyalar
 Reşahat Kitabı
 Osmanlı Sultanları
 İslam & Aile
 Aile, Evlilik ve Cinsellik
 Aile Hayatı
 Ana & Baba Hakkı
 Kadın Hakları
 İslam'da Kadın
 Kadın Giyimi
 Örtünmedeki Hikmetler
 Örtünme Hakkında
 İslam, Kadın, Tesettür
 Kız Çocuk İsimleri
 Erkek Çocuk İsimleri
 Gençlerle İletişim
 24 Saatimiz
 Pratik Bilgiler
 Mezhepler
 Hanefi İlmihaliYeni!
 İmam-ı AzamYeni!
 İmam-ı Azam EserleriYeni!
 İmam-ı ŞafiiYeni!
 İmam-ı MalikYeni!
 İmam-ı AhmedYeni!
 Genel İçerik
 Forum
 Download
 Web Linkleri
 Oyunlar
 Anketler
 En İyi 10
 İstatistikler
 Webmaster Araçları
 Rüya Tabirleri
 Şiir
 Sohbet Kutusu
 Site Haritası
 Arama
 Destekleyenler
 Videolar
 İslami Videolar
 Logo & BannerlerYeni!
 Anket
Web Sitemizi Beğendiniz mi?

Evet, Çok Güzel
İdare Eder
Daha İyi Olabilirdi
Hayır, Beğenmedim



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 195
Yorum: 5
 Arama


 Site Dili
Site Lisanını Seçin


Allah Dostları
Şehzade Selim

Şehzade Selim'e hedef çizen büyük veli Ahmed Kemâlpaşazâde



Ahmet Şemseddin, Tokatlı�dır. Annesi, İbn-i Küpeli�nin kızı Yusuf Sinaneddin hazretlerinin yeğenidir. Ancak o, babası ve dedesi gibi bir asker olmak ister, orduya girer. İkinci Bâyezid Han�ın yanında seferlere katılır.

Ama görünen o ki, bu ocağa ömrünü de verse, geleceği son nokta sıradan sipahiliktir. Zira askerliği sevmesine rağmen, çelebi meşreplidir.

Kışlada Evranosoğlu Ahmed adında bir komutan vardır ki tam bir liderdir. Kara yağız, heybetli bir adamdır. Hani �dağ gibi� derler ya, işte öyle. Gözleri çakmak çakmaktir, sesi yildirimlari andirir. Her silahi maharetle kullanir ve tam bir kurmaydir. Vezirler ardinca yürür, paşalar selâma durur.

Ihtiyar bir âlimin ordugâha yolu düşer. Libasi soluk, hirkasi yamalidir. Çariklari dagilacak kadar eskidir sonra. Evranos bey hürmetle egilir, ellerini öper. Vezir Ibrahim Paşa kalkar, yerini gösterir.

Kemalpaşazade sorar: �Bu zat kim?�

-Ona Molla Lütfü derler, Filibe medresesinde muâllimdir.
-Komutan bey hürmet ettiğine göre bir özelliği olmalı.
-Ne gibi?
-Ne bileyim, padişaha yakındır belki.
-Yo hayır.
-Bu itibar sadece ilmine mi yani?
-Ya sen ne sanıyordun?
Kemâlpaşazade Ahmed�in mütevazı dünyasında hırsa yer yoktur. Ama o an ilme karşı dayanılmaz bir merak uyanır. Yüreğinde tomurcuklar açılır. İçi sığmaz olur içine.

İLİM SEVDASI
Rüyalarında kitaplar, rahleler görür, nur yüzlülerin önünde diz çöker. Dayanamaz, Molla Lütfü�yü bulur. Mübârek Kemâlpaşazade�yi hevesli görünce �Hiç durma!� der, �İlme niyetlenen soluğunun hesabını yapsa gerek.�

Ahmed Kemalpaşazâde�de öylesine hızlı bir kavrayış kabiliyeti ve öylesine güçlü bir hafıza vardır ki Molla Lütfü hayretler içinde kalır. Bu genç bir cevherdir. Hâzâ cevher. Tozu alındığında göz kamaştıracak. Işığı cihanı saracaktır. Nitekim talebesinin elini tutar, onu zamanın alimlerinden Kestelli Muslihiddin ve Hatipzâde Muhyiddin ile tanıştırır. Derken Muarifzâde...

İkinci Bâyezid âlimlere çok kıymet verir. İbn-i Kemâlpaşa�nın hızlı çıkışından haberdârdır. Onu Edirne�deki Taşlik medreselerine tayin eder ve Idris-i Bitlisi�nin Heşt Behişt�ine benzer bir Osmanlı Tarihi yazmasını ister. Eser kısa sürede biter ve kelimenin tam manası ile mükemmeldir. Sultan öylesine hislenir ki anlatılamaz. Söyleyecek söz bulamaz. Onu derhâl Üsküp�teki İshak Paşa medreselerine atar, sonra Edirne�deki Halebiye medreselerine terfi ettirir. Bayezid Han bu zinde âlimi çok sever. Elinden tutar, önünü açar. Ama Kemalpaşazade�nin gönlündeki aslan Şehzade Selim�dir. Zira o günlerde doğu illerinde kanlı bir kavga sürer ve Dersaadet vahametin farkında değildir. Bâyezid ve paşalarının dikkati hâlâ Avrupa�dadır. Halbuki âcemler köylere kasabalara girer. Kınalı gelinleri, beşikteki bebekleri keserler. Ortalık mezbahaya döner.

YAVUZ�A AÇIK DESTEK
İbn-i Kemâlpaşa kışlayı iyi tanır. Anadolu�da yayılan fitneyi ancak Selim�in bastırabileceğine inanır. Zira İslâm âlemini tek bayrak altında toplayabilecek dirayet onda vardır. Evet Bayezid Han dervişdir, âlimdir, gönül ehlidir. Ama şimdilerde devlet Şehzade Selim gibisine muhtaçtır.

Kemâlpaşazâde kimseden çekinmeden hak bildiğini söyler. �Hünkâr dediğin güzel silah kullanmalı ve hatip olmalıdır� der. �Düşmanini küçük görmemeli ve bin tedbir bilmelidir. Evet, idarecilik mukaddes bir vazifedir, ancak her iyi kimse bunu yapamaz. Allahü teâlâ bazi kaabiliyetleri bazi kullarina bahşetmiştir. Ki onlar doguştan liderdirler! Kişiden iş sorarlar, yaş degil!�

Gün gelir İbn-i Kemal hazretlerinin rüyaları gerçekleşir, Selim ağabeylerine ve babasına rağmen sultan olur. Ancak o tahtına oturmadan yollara çıkar. Irak ve Horasan illerine yayılan ateşi söndürmeye koşar. Osmanoğulları görünüşte ona biat ederler, ama çadır şartlarında geçecek bir ömre hazır değildirler. �Şimdi sirasi mi� diyenlerle, zaferden tereddüt edenler el ele verir, dedikodu üretirler. Öyle ya her seferin bir bedeli vardır ve İmparatorluk maceraya giremeyecek kadar büyüktür artık.

İşte bu noktada ilim adamları girer devreye. İdris-i Bitlisi ve İbn-i Kemalpaşa sokak sokak, konak konak dolaşır, cihadı anlatırlar. Kışla kışla gezer, itimat sağlarlar Yavuz�a. İşte genç sultan onların gölgesinde güçlenir.

İbn-i Kemâlpaşa, Akkoyunlu, Dulkadiroğulları ve Gürganilerin yaptığı zulümleri halka anlatır. �Korkmayın!� der, �Her Firavun�a bir Musa bulunur!� Ve bir beyti sıkça söyler:

�Kısmetindir gezdiren yer yer seni
Arş�a çıksan âkıbet yer yer seni�

Çaldıran seferinde padişahın yanı başındadır. Sıkıntılı anlarda destek olur ve zafer ümidini sürekli canlı tutar. Zaferi müteakip yeni hedefler gösterir. Şimdi İslâm âleminin güçlü bir halifeye ihtiyacı vardır. Dünya Müslümanları Türk�ün dinamizmine muhtaçtır.

HALİFELİK TÜRKÜN HAKKI!
Hakikaten o devir Memluklu yönetimi çok kan kaybetmiştir. Bırakın dünya Müslümanlarının meselelerini, kendi sıkıntılarını çözmeye mecâli yoktur. Bir nöbet tesliminin vakti gelmiştir gayri. Öyle ya, gözü uzaklarda olan, içi içine sığmayan yiğitler neden bu köhne devletin emrinde kalsınlar ki?

İbn-i Kemâlpaşa Yavuz�u sefere ikna eder. Hoş, Yavuz buna çoktan niyetlidir ama edebe mugayir iş görmekten çekinir. Zira karşisindaki güçsüz de olsa bir halifedir ve kalbini kirmak istemez. Lâkin manevi işaretler Kemâlpaşazade�yi haklı çıkarır. Ayan beyan Halifeliğe memur olunurlar.

Mübârek Suriye ve Mısır seferlerinde padişaha gayret verir. Hatta Şah Tahmasb�a gönderilen mektupları o yazar.

Birgün, olacak bu ya İbn-i Kemâlpaşa'nın atı çamura saplanır. Hayvan bir gayretle çıkar, ama yanı başındaki sultanı çamura boyar. Mübârek mahçup olur. Yavuz "Üzülmeyin Efendim!" der, "Sizin atınızın ayağından sıçrayan çamur, bizim için şereftir!" Sonra Hasan Can'ın kulağına eğilir. "Vasiyyetim olsun!" buyurur "Bu çamurlu kaftan kabrimin üstüne serile!" Ve öyle de olur.

Şüphesiz, bu ikilinin başka düşünceleri de vardır. Ama Yavuz genç yaşta rahmet-i Rahman�a kavuşur. Kânuni, baba yadigarinin kiymetini bilir. Onu, Zembilli Ali Efendinin ardindan Şeyh-ül Islâmlik makamina getirir.

Kanuni imparatorlugun gücünü gösteren muhteşem mescidlere meraklidir. Ama Ibn-i Kemâlpaşa öncelikle egitimden yanadir. Hatta �Taş ile, agaç ile oyalanmak sultanlara yakişmaz� der, �insan yetiştirmek, Kâbe yapmak kadar sevaptir�

İbn-i Kemâlpaşa bir deryadır. Öyle ya sadrazamı Sokullu, şairi Baki, mimarı Sinan, kaptanı Barbaros olan muhteşem bir devletin müftüsüdür o. Ulema yazdıkları kitapları huzuruna getirir, olurunu alır. Bırakın insanları, cinler bile fetva sorarlar. O, sadece büyük bir fakih değil güçlü bir edip ve benzeri az yetişen bir tarihçidir. Hepsi bir yana Allah dostudur, gönül eridir.

İbn-i Kemal Hazretleri yıllar evvel �Ya Ehad, neccina mimma nehaf� (Ey Allah�ım! Bizi korktuğumuzdan kurtar!) buyururlar. (ki talebeleri bunu ebced hesabına vururlar, ölüm tarihini bulurlar.)

O sultanların çekindiği sultan Allah�tan çok korkar, gecesiyle gündüzüyle çalışır, ölüme hazırlanır. Mübârek, mütevazı bir kabire defnedilir. Kefenine �Hiye ahirü�l libas� (Bu son elbisendir) yazılır, taşına tek cümle kazınır: �Hâzâ makam-ı Ahmed� (İşte Ahmet�in makamı!)

Ahmed Kemâlpaşazâde'nin nurlu kabri Edirnekapı'da, E-5 otobanı kenarındadır. Yavuz'un çamurlu kaftanı hâlâ sandukasının üzerindedir.

Tarih: 04.01.2008 Saat: 12:20
Okundu: 75 kez


Diğer linkler:
Şeyh EdebâliŞeyh Edebâli
Buharalı Seyyid Emir SultanBuharalı Seyyid Emir Sultan
Hacı Bayram-ı VeliHacı Bayram-ı Veli
Akşemseddin HazretleriAkşemseddin Hazretleri
Molla Gürani HazretleriMolla Gürani Hazretleri
Ebûl Vefa HazretleriEbûl Vefa Hazretleri
FatihFatih
Molla HüsrevMolla Hüsrev
Zembilli Ali EfendiZembilli Ali Efendi
Yahya EfendiYahya Efendi
[ Geriye dön | Ana sayfa | Yukarıya doğru ]

 Üye Özel Menü
Ana Sayfa
Kayıt Ol
Üye Hesabı
Özel Mesajlar
Üye Günlüğü
Messenger
Üye Listesi
Üye Puanları
Dosya Ekle
Link Ekle
Şiir Ekle
Tavsiye Et
İletişim
 Üye Paneli
Sık kullanılanlara Ekle Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap Açılış Sayfası Yap

 
Üye Olun
Kayıp Şifre

 
Üyelik:
Bugün: 1
Dün: 0
Etkinleştirme: 0
Toplam Üye: 312
Son Üye: tunay

En Fazla Bağlı:
Misafir(ler): 297
Üye(ler): 1
Toplam: 298

Şu An Bağlı:
Misafir(ler): 27
Üye(ler): 1
Toplam: 28
 Namaz Vakitleri
 Gazeteler
 Radyo Sır (95.4)




Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarina sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansi altinda dagitilan ücretsiz yazilimdir.
İslami ve Temiz İçerikli Siteler Listesi Teknohost.Net! İslamiyet.Tc---İslami Paylaşım

.: Coolbreeze Theme by Lorkan Themes 2003 :.